Yalçın Ülker

Erzurum’da Yaz

Çekiç sesleri, bülbül sesleriAlnı akıtmalı PalandökenÇamlarda pagoda dinginliğiİmparatorluk rengi çiçekler Rivayetler gibi uzamışTırpan artığı otlarSaksağan cuşa gelmişBir tatlı kış nekâheti Sarı gelin, SümmaniAğırbaşlı aşklar sağlanırBir nebati sicimleYazlar eski yazlara bağlanır Rençber yemeğini yükleniyorHafife rüzgâr, ey yaşmaklı sabiHangi tarlada çalışıyorÖlüp gitmiş…

Kadim Bir Acı

Ne çokÇocuk öldüBu yüzden hep çiçek bozuğudurBombalanmış kentlerOrtadoğu’da Sayın yetkiliMümkün müdürAşılamakÇocukları bombalara karşıYa daKuduz aşısı yaptırmakÜstünlük hissiyle kuduranlaraDiner belkiDepo karanlıklarındaObüs mermilerinin emzirdiği nefret Ah! diyordum ne aydınlık bir çağAzaldı çocuk ölümleriKızamık ne ki verem ne kiBir aşıya bakarBir iki damla…

Kale Bentleri

         -İlhami Çiçek Hatırasına- Benim sıram hep geç gelir Oyunun başlarında bir kale Ve içimde hep bir korkudur Şah çekilirken hedefte olmak Nazlı nazlı devrilirken piyonlar Ağır gövdem için boşluklar açılır Zaten kuşkulu bir hamledir Bir kale için hareket edebilmek…

Yer Uykuları

Kalın yorganları vardı çocukluğumun Avcıları ve canavarları sızdırmayan Tatlı uykular gelirdi sonra,  serin sular Yalnızca küçük, kadife balıkların yüzdüğü En nazlı balık bendim, en ortadaki Bu denizler kimin annesinin çeyizi ki Her sabah katlar, bir köşeye istiflerdi annem O mavi,…

Çorak

Ne çok duvar şehirlerde ne çok pencere Hiç Hızır yok, ne az Rapunzel Ne çok yol şehirlerde ne çok durak Hiç Yunus yok, ne az menzil Ne çok olasılık şehirlerde ne çok imkân Hiç huzur yok, ne az raslantı Ne…