Yusuf Sertaç Ayan

Susun İlk İşittiği

erken baksam kapılarını boşuna boşluk sersemyeniden bir yeni ses olmadan dokundum ilkin, medet. arap ilkeli düşünmeyim sonunda bir dalgın heykelfevkalade unutkan adlarınla; o Allah bilir adın. okunmak üzere saçların neredeyse türlü değermümkün sanırım ardından anlatılır bir sıfır alıştım. uygun seyredişin…

Şeyler Dikkati

içerinin sesiyle inceliyor desen köpükten usulkimsesi tamam, yalnız kimse garip Allah’tanşaşkın şaşkın içinse bir indi denizin düşüncesişimdi şairin yani tamam, hangi için acemi? iyisi bu yorgun hissi, pekâlâ çok kalınca gibiydikül ufak cumartesi ya da içten bir gülüş iç çekişisoftu…

Kış Yetim

fotoğraftan rüzgâr alınan günüm sıkça, ufarakdünyaya kibrit tutan elin kan yaktığı uyumsahici listede elim bir olay, sesim, Ya Rabbimadım kuşkusuz beklenmedik, bundan yaşamak. kayıp yüzümden aralık, ölçüm altı aralık;kış yetim kıyılı, aynı yıkılı yeterliliğingömük ayna ile sındığım yolda yiten ulakkervan…

Sonra Birden Beliren

Ioldukça incinirsin, yakışmayan hüznün içintakın, varlık yangın ben yaşlarda iki sessizgöz eden hatırın sayılır o zamanlar, bir dahakaybetmene yaraşan kazanma nedenin belkibitiminde yok sanılan mumlar; yoksun daha biraçıkça hayret tarihe çağın sona karışıyoryeminle süren sanrında yalvarır tabir varsamutlak yarayla uzaktan…

Seslerin Öncesi Kadar

ezberleri bozuyoruz, sen bugünün başka adıdönünce mırıldanan satırları gördükbütün cevapların yanlışlarınıdekordan düşüyoruz, başka bir adı senbulandı havaya yüksekten nefesimizateşiyle çocuklar ağlaşan seslerin öncesi kırılana kadaryok, bir sebebi yoksagüvenmiyoruz da sayılarasararıyor sonra tüm yapraklar güneşli bir günmüş, tutulmuşyongalardan süzülen kırık dünyakır…