Zekai Günal

Hayatı Beklemek

Ateşler içinde kıvranırken dudaklarından yalnızca tek bir kelime dökülüyordu. Cılız, neredeyse duyulmayacak kadar zayıf bir sesle mırıldandı: “Baba.” Annesi, avucunu soğuk suya batırıp Yusuf’un alnına koydukça o kelime yeniden titriyordu dudaklarında. Onu çok özlüyordu. Ama bunu ne mahalledeki arkadaşlarına belli…

Zeytin Ağacının Hışırtısı

Yatsı ezanı okunalı bir saati geçmişti. Gündüzün kavurucu sıcaklığının etkisi sokakları terk etmiş, hafif meltem yüzleri okşarken bedenler incede olsa üzerine bir giysi almanın memnuniyetini duyuyordu. Ay en keskin hilali ile selam duruyordu kendisine bakanlara. Kaldırımda boynu eğik, vücudu bir…

Üç Balon Bir Mutluluk

“Üç tanesi bir lira, alır mısınız yavrum?” sözcükleri ile pembe boyalı, güneşten iyice rengini atmış, büyük camlı demir kapıyı bir elinde naylon torba, diğer elinde bastonu ile yavaşça araladı. Uzun boylu, zayıf, saçları yanlarından açılmış, bıyıklı esmer genç adam; ninesi…

Bir Çocuk Gülüşüne Tutundum

Sessizce çıktı evden, nereye gidiyorsun bakışlarına aldırmadan. Dün akşam yaşadıkları, sabahı zor ettirmişti. Gece bir dinlenme vaktinden çok, çile çekme zamanı olmuştu onun için. Bedeni uyku ve uykusuzluk arasındaki mücadeleden bitkin ve yorgun düşmüştü. Gündüze dalarak uzaklaşmak istedi bu savaş…