Zülâl Sahra

Araftaki

Enfes serinliğiyle rüzgârlar sarıp sarmalarken Şehrayini, Eyüp Sultan’da kabristanın ücra bir köşesinde tüm haşmeti ile kalabalıkları kucaklayan şehri azizi temaşa eyleyen bir ruh o vakit neler terennüm etmededir kendinden bile firar etmeye hazır, özgeye dönük aklınca? Gecenin en bereketli saatlerine…

Söylenemeyen

Yürek atınca söz ardında susar… Ağlarım ağlatamam; hissederim, söyleyemem,Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzarım!* Lisanın tüm çabalarıma rağmen çaresizlikten harap ve bitap düştüğü noktada başlar, yürek yangını. Ve ardından içerisi çılgınca fokurdayan Sekar’a benzer;  derin sükûtum gelir. O kaynadıkça…