Kelime ayıklamayı bıraktım yaralı lügatlerden
Sevmek de iyilikten sayılır
Hangimizin göz izi kalmamıştır ki dünyada
En çok da masalsız kalan çocuklara ağlamalı
Tanıdık kokular yayılır çünkü bir gül kırılırken
Yağmuru ölüler ve diriler arasında pay eder Tanrı
Yazmanın oyasında mahsur kaldım
Yabani bir susayışın
Tadımlık devrimlerin arasında
Denetimli serbestlik verdiler
Kanadını kalbime çarpan her kuşa
Sanrı değil bu eskidi ellerim
Ekmek ki ağır yenilgilerimden yapılır
Korkuyorum donmuş bir göl sanacaklar gözlerimi
Uçurumlar geçtim alışamadım
Çiçeklerin başkaldırma mevsimine bahar diyor birileri
Anlamına yenilen kelimelerim var
Sımsıkı göğsüme bastırdığım
Bir okusan sessizliğimi şiir olur
Kim bilir âmin sözcüğüne hangi duam çarpar
Biliyorum bu aralar
Çok şey istiyorum Tanrım senden
Sen elestü bi rabbiküm dedin
Ben hep üstüme alındım
Ama bir şey var içimde hiç eskimeyen
Sen, se yec’alu lehumu’r-rahmanu vudda diyorsun
Benim damarımda donuyor kanım
Tanrım sen olmazsan kim özleyecek beni
Ne tuhaf bir kalbinin olduğunu hatırlamak
Yanılmak fiyakasıysa her anlamanın
Ey kuşları dallara görünmeyen mandallarla tutturan
Bazen birini seversin
Afetler silinir levh-i mahfuzdan