Kurşuni rengine gecenin halay
Ecinniler toz duman ayrılıklar kement
Bir mezar taşının göğsüne yaslanır
Kandillide sevdiğim Tac Mahal’de sevdiğim
Kuş seslerine armağan badı saba
Gönlümün dolunayı ikindide sevdiğim

Gurbet yemenisi giymişim sevdalıyım
Dağlarıma yazılmış sıla türküleri
Gezegenler bilir de ben bilmem mi aşk nedir
Karıncalanır gözlerimde yelesi akşamının
Gruba erer de ermiştir muradına
Rengine boyanıpta ilmihalde sevdiğim

Mızrak mızrak tütsüdür cana katılan
Yabani otlar da bilir yağmurun yüceliğini
Yağmur her kurşunu hayat doğurur
Kurdun kuşun sevdiğidir yağmur
Kör tepelere ve sığınaklara ve mağaralara
Gök ekini bağışın, ebabilde sevdiğim

Yusufçuk neyzenidir, ağlayan vakitlerin
Kumrular ninni söyler, bülbül sesi kâtibim
Hal dili yakarışlar, su kesilmiş garibim
Bendeki taşınmazlar bu tumbun toprağıdır
Mermere kayıt düşen el servi yaprağıdır
Deli bahar, mavi ay, taze günde sevdiğim