Bizim Yunus…
Bizim diyebileceğimiz kimsemiz çok yok. Yunus, o kadar bizimdir, bizimledir ki sözleri içimize işler.
Bizi sever, bize göynür yüreği. O, Bizim Yunus’tur.
Yunus, “Halka meta’ların satar yüki güherdir tuz degül”
O, “Bezirgânım meta’um çok alana satmağa geldüm” der.
Yunus, “Işksızlara virme öğüt öğüdünden alur değül” der.
“Bilmeyen ne bilsün bizi bilenlere selâm olsun” der. Bizim Yunus.
O, Bizim Yunusumuz.

Mustafa Özçelik, kitabına “Bizim Yunus” ismini vererek bir ön kabulle başlıyor. Peşin hükümler, ön şartlar bazen bir samimiyetten kaynaklanır. Yunus için geçerli bu ön kabul, içten bir davranış olsa ge­rek yazara.

Yunus’a “bizim” demek için pek çok gerekçe bulunuyor: Mısralar kadar, sözlerin taşıdığı anlamlar kadar. Bizdeki söz ile özün adıdır Yunus nihayet.

Yunus Emre’nin zamanına nazar eyleyerek işe başlayan Özçelik, “Bu sade dervişin hayatı tam bir ‘masal güzelliği’ taşır.” sözüyle iz sürmeye niyetlenir. Aslında bu, bir düş kurma halidir. Modern za­manlarda masal güzelliğiyle Yunus’u anlatmak, kaleme almak hem zordur, hem olması gerekendir, üstelik bir tavırdır. Masalın büyüsü bozulmamalı, güzellik parçalanırsa sözün özü başkalaşır beşer di­linde. Yunus bizimdir, özüyle sözüyle. Bize dönüştürdüğümüz Yunus ise başkadır.

Çağın renklerine hapsedilmeye çalışılan bir Yunus var, yazar da buna karşıdır. “Yunus bir söz söyledi hiçbir söze benzemez”. Bu bilinmeli. Üstelik, “Cahiller içinde örter mânâ yüzünü” Bu da iyi bilinme­li. Hayatı, şiirleri ve hakkında söylenenlerle anlatılan, tanıtılan, yorumlanan bir şair var. Kendisi de bir şair olan Mustafa Özçelik, Yunus’u bulmaya, izini sürmeye çalıştığı eserinde bir Yunus Emre portresi sunmaya çalışmıştır. Gerçekten de şairimiz Yunus etrafında dillendirilen yaygın, yanlış yaklaşımları bertaraf etmek Özçelik için bir vefa borcuydu. Bunu, dikkate almaya çalıştığı referanslardan anlamak mümkün.

Adından çokça söz edilenler üzerine bir eser yazmak zordur. Herkes bir ‘şeyler’ bilmektedir. Zordur ‘bir şey’ diyebilmek. Neyin ne olmadığını söylemek daha da zordur. Yunus’un kim olmadığını şu ça­ğa anlatmalı. Her şeyden önce O, Bizim Yunusumuz, başkalaştırılmış, zamane ideolojilerine dönüştü­rülmüş olan değildir asla. Başkanı da şair olan Eskişehir Odunpazarı Belediyesi tarafından yayımlanan Bizim Yunus böylesi bir çabayla okuyucu karşısına çıkmıştır. Yazarı ve böyle bir eserin okurla buluş­masını sağlayan Odunpazarı Belediyesi’ni kutlamak gerekir.
Bu yazıyı paylaşın