Keşke anne sen hiç yaşlanmasaydın
Ve ben hep çocuk kalsaydım dizlerinin dibinde
Gölgende boy atıp serpildikçe
Bir dolunay gibi küçüldüğünü
Hiç görmeseydim keşke
Anne bak savuruyor kaderin elleri
Kalesi düşmüş kalbime
Şefkat pembesi yanaklarından
Dökülen vefasız gülleri
Gece, uyuyamadığın yatak
Gündüz bir ırmak gibi solmuş ellerinde
İçime bir boşluk doluyor anne
Çekilen dünya mı gözlerinden
Anne sen hiç yaşlanmasaydın keşke
Oturarak dizlerinin dibinde
Ben hep çocuk kalmaya razıydım
Âh anne!
Hasret diyorlar gidenin ardındaki ize
Gittin, tabirsiz bir rüya bıraktın bize