(Erzurum’a)
kibrit başı mısralarını çini çini
ekiyorum kitaba
bir mum dikiyorum eyvana
zemin katın revakları altındayken talip
yapraklarda kızıl bir eda
satır satır dillendiriyor çifte minarelerin
yüksek taş duvarlı
beşik tonoz tavanlı hücresinde talip
küçücük penceresi ne uzak gözlerden
başını kaldırıp bakamıyor ne uzak
her gün bir kibrit başı güneş
mum gibi dikiliyor kitaba
aşkı kalem eliften bellemedi
ancak aşkla kalemin bileşimini sevdi
dokunduğundan
dokuduğundan kalbe mısralar
firuze renkli
döküldüğünde muma kibrit başları nişte
ejder evriliyor eriyor talip
ermiş hücrelerde yontuluyor kalem aşklardan
çift kanatlı minarelerden çift başlı kartal
ölümsüz aşk mısranı talip
taç kapıdan ulaştırıyor gökyüzüne
dökülmüşte muma kibrit başları nişte