ve…gün doğudan yüz çevirdi
aydınlık albasması bir burgaçla tıkandı
aşka kafiye görklü mevsim salkımı
sadağımda güz iken sende sana yabancı
hepsinde yanık tortu bir yapışkan sağanak
delik deşik kuponlar havada kan kuşkusu
kurşunlara gelesi o aşk kimleri yoklar
hangi bankta sabahlar mor erguvan kokusu
sonunda oldu işte hüthüt bile görmedi
gecenin tarihinde yaldızlanmış bir sayfa
havari suretimiz aynada sükut oldu
yeminler kadar yalan bir mimari aynada
tutup yırtar kalbini ağlayan bir menekşe
gözlerinin içinde ‘hüvelbaki’ kabartma
yağmur bana seslenir ben garip menekşeye
şehre veba salarız ay ışığından yontma