Dünyanın Bir Ucunda Çocuk Ölse Ömerlenir

ufuk güneşin dudaklarından öpmek için yontar geceyi
ter aşerir elleri sevgilinin düşlerine gülüşler dadansın diye
aşkın dibeğinde yüreğini kan ile döven delikanlıları bilmem mi

ağıtlar sağmış dudağında dağlara karşı durur bir feryat
şıvanlara memelenmiş acılar göğsünü yara yara sevda yerinin
gelip dikilir kapısına hüznün saçları kınalı bir akşam

başını duvarlara çarpa çarpa bir yankı geliyor bu yana
buralarda aynaların da yüzü kırışır saçları beyazlanır
yağmurlanır kirpikler koynundaki yardan gizlice

ehramlarına haya nakışları vuran kadınları da görmüş buralar
meryem susuşlu oruçlar isa nefesli gönül erleri
bilal’den bir ses değse kulağına minareler gibi eliflenir

burada yüzlerin kını secdedir kılıcı bir yetim gülümsemesi
içinden gürül gürül akan merhamettir bıyıkları buz tutsa da
sevgili için alilenir dünyanın bir ucunda çocuk ölse ömerlenir

Bu yazıyı paylaşın