Efendim hırkana gül dikeceğim,
Öpeceğim eteğini hırkanın.
Bilirsin geldim o uzak yollardan,
Her an seninle olmak için çaldım kapını,
Eteğine göz yaşlarımı dökeceğim…
Efendim, nice ateş çemberinde sınandım
Kuşatıldım Ebu Cehillerin kiniyle
Geçtim maldan, mülkten, evlattan, yardan
Bir tebessümün ısıtır yüreğimi
Bu yollarda senin için kavruldum yandım
Efendim, ruhuma yorgan yaptım gölgeni,
Kuşandım umut mahşerini kapında.
Beni sorabilirsin o tuzak yollardan,
Kaab’ın kalemine yükledim aşkımı,
Sana sunmak için geldim bendeki Seni!..