Muhsin İlyas Subaşı

Yerkürenin Ölüm Rüyası

Nereden bilecekti yavrusunu,Son defa koklayıp öptüğünü?Yeni emzirmişti gözlerine bakarak.Okşamıştı saçlarını,Nereden bilecekti karanlığın koynunda,Ölüm tuzaklarına adanmış yarını? Nereden bilecekti felaketin,Işıklarla ve derinden geleceğini?Nereden bilecekti bir neslin,Sessizce öleceğini? Kötü mü kullandık biz bu yerküreyi,Neden yattı bu ölüm rüyasına?Toprak utancından parçalandı,Sağ kalanlar büründü…

Göklerin Ayetleridir Rüzgârlar   

Bu rüzgârlar hangi dağları öptü de geldi?Nice bahçelere taşıdı tohumları.Dallarda ninni söylediler,Sağdıç oldular çiçeklerin zifafında.Bitkilerin düğününde ney üflediler,Kâinattaki ahengin ön safında! Hortumla birbiriyle savaşır,Dağ zirvelerine semaya dururHangi el çöldeki kumları taşır?Bulutlar tayyaresidir rüzgârların,Denizlerin gözyaşı onlarla bize ulaşır. Meltemin ılık serinliği,Yıldırım…

Onlar Beni Bilir

Gecenin rengini vurma yüreğime,Dökülmesin avuçlarıma,Gözyaşları bebeklerin.Acıların rengini tanırım,Annelerin yüzünde.Sınırları çizilmiş bir çöldeyim şimdiKoşmaktan çekinir,Ağlamaktan utanırım. Bahar dallarda uzattı ellerini bana,Sular sevgiliye koşar gibi geliyor.Çiçekler renk renk anlatır Gizli Yârimi,Kuşlar bir orkestradır şimdi dallarda,Siz bilmeseniz de onlar beni biliyor

Edebiyat Ölüyor mu?

Türkiye, aydın fukarası bir ülke! Okur-yazarlıkta alığımız mesafeyi kitap okumada alamadık. Rakamlar doğru veri-liyorsa, Avrupa’da bir insan ortalama 25 kitap okuyor. Türkiye’de ise 20 insan bir kitap okur gözüküyor. Paranız vardır, arabanız, lük evinizi, hatta yazlığınız vardır; yani konforunuz yerindedir,…

Sen Söyle Derim

Sahillerde dalgalar yıkar antik tiyatroları, Köpüklerin dili olsa anlatacak; İnsanların aslanlarla savaştığını, Gülen kralın dişlerinden sarkan vahşeti, Ve hayvanlara yem olurken akan kölenin kanını! Umut çocukların gözlerinde uykudadır, Agoranın sütunlarını kölelerin feryadı yıkar, Yoktur burada hür olmanın da yarını. Kaç…

Ülkem Beşten Büyüktür

-15 Temmuz Şehitlerinin Aziz Ruhuna! Sevgimizle dokunmuş bir kumaştır bu bayrak, Renginde kanım vardır, ay-yıldızında nurum! Türkümü söyleyerek kuşatsın ufku bırak; Ben, her gece mezardan bu aşka doğrulurum! Kuşatılmış ülkemi, destanlık kavgasıyla, Kaç ateş çemberinden çıkarmış dedelerim! Büyütüldük bugüne hürriyet…

Necip Fazıl’a Muhabbetin Bedeli

1960’ın başlarındaydı. Kayseri’de bugünkü Vakıfbank’ın bulunduğu alanda,  önü bahçeli tek katlı bir bina vardı. Binanın üzerinde “Cıngıllı Kıraathanesi” yazılıydı. Necip Fazıl, “Büyük Doğu Cemiyeti”nin Anadolu’da yaygınlaşmasını sağlamak üzere Kayseri’ye gelmiş ve burada bir konferans vermekteydi. Salon hıncahınç dolmuş, dinlemeye gelenler…

Nil’in Kirli Sisi

Nil’in kirli Sisi Akarken kanlı rengiyle; Firavun’u çıkarıyor Kızıl denizden. Ah Nil, Ah geleceğini kaybetmişlerin gözyaşı. Amerikan postallarıyla mı kirlendin, Bereketin ihaneti yenemedi mi senin, Niye böylesine uzaklaştın bizden? Yeni bir Ramses mi doğurdun, Yetmedi mi ‘Allah’ diyen gençlerin imanı,…

Dostum Mustafa Miyasoğlu

Fazıl ekolünün önemli bir ismiydi. Üstat gibi tavizsizdi, sıkça söylediği bir sözü vardı: “Dost hatırına hakikate kıyamam”, derdi ve gerçekten öyle davranırdı. Benim onunla tanışmam, 50 yıldan öncesine; 1960’lı yıllara dayanır. Daha doğrusu aynı sokakları paylaştığımız, aynı mahfillere gidip geldiği­miz…

Âkif’te Tek Çare Neydi?

Ağaçları bile nurani bir vecd kazanmış olan Fatih semtinin bu delikanlısı, mayasını imanla yoğurup hayata atılınca, ilk defa Safahatın birinci kitabını yazar. İlk kitabın adı Safahat’tır. Burada, gençliğinin verdiği idealist heyecanlar amatör coşkuyla gelir. 1911 yılında ilk baskısı yapıldığında, şair…

Yüzyılın Yalnızıyım Ben!

Yüzyılın yalnızıyım ben, Şehit kanları yıkar yıllardır yüzümü. Yüreğim sızlamaya başladı bu son baharda, Onurlu yoksullar acıları tül yapar yüzlerine, İçim ateşlerle doldu depremi örten karda. Yüzyılın yalnızıyım ben, Öldürülen her günahsıza türkü yakamadım nedense. Katiller bir gün kendi kin…

Ey Sevgili Yâr!

Gözlerimizi yıkamıyorsaGeçmişin gözyaşları,Ve anlamıyorsaBizim hüznümüzü hayallerimiz,Bırakın gitsin,Ateşi alnında sönen çocuklar. Biz bu yollara,Kaç geceden ıslanarak geldik.Açlığımıza biber gazı damlattı,Ruhumuzu hırpalayan kaç çaresizlik,Her gece kaç hüsran ıssızca gönlümüzü yoklar. Hayat bir ah çekiştir,Umut serapa bir ufuk,Geçmişi yüklersek,Geleceğin yorgun sırtına,Hüznümüze kapılarını açarsa…

Efendimize Nâat

Efendim hırkana gül dikeceğim,Öpeceğim eteğini hırkanın.Bilirsin geldim o uzak yollardan,Her an seninle olmak için çaldım kapını,Eteğine göz yaşlarımı dökeceğim… Efendim, nice ateş çemberinde sınandımKuşatıldım Ebu Cehillerin kiniyleGeçtim maldan, mülkten, evlattan, yardanBir tebessümün ısıtır yüreğimiBu yollarda senin için kavruldum yandım Efendim,…