Gözyaşımda Yanıyorsun Felluce

Bir çift siyah kurşun mu ıskalıyor,
bir çift taze bahar?
Namludan çıkan her mermi, elimde patlıyor Felluce!
Toprağa düşen narin bedenini,
kalbim topluyor Felluce!
Ayağını en son bastığın yerde bırakıyorum yüreğimi.
Adın dudağımda duadır bilirsin.
Bu dünya bitti ama meleklere emanetsin Felluce!
Bomba sesleri, korkular şimdi uzak sana.
Gözyaşımda yanıyorsun Felluce!
Felluce!
Gönül kıyılarıma acıyla düşen gece,
çöl yağmurlarını içimde kurutan hece…
Ah Felluce!
Hangi kırık minareden okunacak bu bayram ezan orada?
Han­gi camide alınlar secdeyi bulacak?
Ezanlar okunurken, yeni sa­baha uyanan kuş yavruları
hangi çocuğun kirpiklerine tutuna­cak bu bayram? Hangi çocuğun?
Ah Felluce !
Orada beyaz güvercinler yaralı kanatlarını bulutlara bırakmış,
yas mı tutarlar çocukların mezar başlarında?
Uçurumlardan baş aşağı mı düşüyor oyun kokulu kelebekler?
Hayatta kalan kelebeklerin, kanat uçlarını alevler mi kemiriyor orada?
Çocukların ellerine alıp sevdiği serçelerin yüreğinden kan mı sızıyor?
Söyle evinin bahçesine gömülen çocuk, orada uçurtmaları kurşunlar mı deliyor?
Bayramlıkları bom­balar mı yırtıyor? Yapraklarında kan mı süzüyor çiçekler? Ağıtta mı tomurcuklar?
Güvercin yuvaları tarumar, ıslık mı çalıyor pencerelerde kurşunlar yıldızları toplayan çocuk şarkıla­rı nerede? şeker biriktiren çocuk elleri nerede? Ölüm mü korkutuyor bir masal misâli küçük gözlerini?

Yaram tazedir kabuk bağlamaz Felluce!
Mezara uzanıp uykulara dalan her küçük beden beni de topra­ğa gömüyor. Renkli şekerlere dalıp giden bir çift göz kalbimi beraberinde sürüklüyor.
Ölüm sessizliğinin tütsülenmediği bayramlara hasret mi düştü sokakların Felluce? Bulutlar kara bir bahta mı ağlıyor orada? Gök mavisinden soyunmuş, kan mı kokar söyle?
Ey doğmadan ölen çocuk!
Kış erken mi geldi oralara? Üşür mü her şefkatli bakış, mer­hametsizlik soğuğunda? Irmak başlarını cellatlar mı tuttu? Kuruyan dudaklara karıncalar mı su taşır orada?
Bu bayram senin çocuklarına kim şeker dağıtacak Felluce? Tatlılar dudağıma gitmiyor.
Bayram, güneşi perdeleyen bir sızı yüreğimde.
Bayram şekerleri ellerimde eriyor Felluce!
Senin çocuklarının mezar taşlarına isimleri yazılıyor.
Demir mızraklarla damarlarıma kazınıyor isimler Felluce!
Zehirden bir şerbet yudumluyor dudaklarım.
Gözlerim acı taşıyan nehirlere eş…
Bir avuç şekere bin avuç gözyaşı düşüyor bu bayram. Bir göz­yaşına bin can! Orada ölüm canlara bayramlık mı?
Çaresizlik boynumu vuran kılıç mı?
Bu bayram kim şeker dağıtır çocuklarına?
Kaç çocuğun kaldı hayatta Felluce?
Yüreğim nasıl dayanır Felluce?
Her çocuk ruhunu bir melek taşıyor kollarında. Her çocuk bah­çemden silinen bir çiçektir benim. Çocuk kokulu düşler kırıldı un ufak oldu değil mi? Annesine papatya toplayan eller toprak oldu değil mi?
Gözlerim nasıl dayansın ah Felluce!
Kaç çocuk top koşturduğu bahçesinden çıkmış ki sonsuz yolcu­luğuna! Kaç ana kor basıyor gözlerine, kaç babanın kıvılcım yakar yüreğini! Takati kesiliyor ayaklarımın, çaresizlik bükmüş belimi.
Dualarım umudumdur bu bayram sabahı.
Kalemim nasıl dayansın Felluce!
Gözlerim nasıl dayansın?

Bu yazıyı paylaşın