Öyle bir vardın ki
Sabır sarı, gök kırmızı
Umutlar kırdı kalbimi
Bu dağları kaldırıp omzuma bıraktın.
Önüne kadar taşıdığım
EllerimleBilindik bir tuzağın esiriyim
Hep avucunda saklandım.
Gelincik sözler duydum o bakışlarında
Yağmur birikintilerinde sendin parıldayan
Yakamozlar topladım arkandan.
Türkü çağırmaya gitti atam
Bir çay kenarına, senin için
Senden köpürdü nehirleri Anadolu’mun
Senin yazgına dayandım.
Öyle bir yoktun ki
Sri Lanka’dan Kudüs’e yürüdüm
Hayal kırıklarım kanattı ayaklarımı
Bitmedi yolların
Ellerinde uzadı
Yaşlandı gözlerim.
Bu topraktan eskiyim şimdi
Denizlerden derinRüzgârdan göçebe yüreğim.