Emre Miyasoğlu

Kutlu Geçit

Gurebânın göğsüne sığarken iman Müthiş mısralarından dökülüyor kurum Güzele güzel demeyen isyandadır İnkârdır minareye sırtını dönmek Durma sen şair altın burçlar ör kendi kendine Yar başında tahta köprüler geçer akçe Yol kutlu, ortasında şeytan, söz müstahkem Söyle ey muhteris, şair…

Hiç Bulunmamış Sevgiliye

Öyle bir vardın ki Sabır sarı, gök kırmızı Umutlar kırdı kalbimi Bu dağları kaldırıp omzuma bıraktın. Önüne kadar taşıdığım EllerimleBilindik bir tuzağın esiriyim Hep avucunda saklandım. Gelincik sözler duydum o bakışlarında Yağmur birikintilerinde sendin parıldayan Yakamozlar topladım arkandan. Türkü çağırmaya…

Küçük Güzel Kız

-Filistin’in dişi aslanlarına- Mahallemin arka sokağındaki küçük kız Sözlerimden büyükmüş senin o güzel gözlerin Ben işgal zincirlerinden Marlboro alırken Sen küçük küçük taşlar toplardın Gözlerinde nefer nefer bebekler, ışık gibi bakardın Bende bilmem güzel kız sen ne arardın. Sende gelinlik…

Yalnızlık Hep Yalnızlık Hâlâ

Gün gün biriktirdiğim gelişlerin olmasa Nasıl susup da bekler yarınlar Hâlâ niçin ağırdan alır dünya Saçlarından dökülmese dünlerim Teselli olmasa aynalarda sen Damla damla birikmesen Kime sarılır yatarım Gülümsemese yüzün Her akşam türkü söylemese eteklerin Hâlâ be hâlâ Mutfakta şarkı…

Gümüş Kanatlı Kartalım

Rahmetli Mustafa Miyasoğlu’nu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse, bir gazetede onun için yapı­lan benzetme aklıma geliyor: “Âkif duruşlu bir ses”. Hakikaten de babam özü sözü bir, hatta tır­nak içinde incitici derecede hak sözlü, adam gibi adamdı. “Doğrunun hatırı, dostumun hatırından…

Ölümcül Şiirler

               “Dünya üzerinde en güçlü silah, ateşlenmiş insan ruhudur.” Sözlerin canı var sanki. Söyleyen dudakların; duygularını, özellikle de öfkelerini paylaşırlar. Öfke dile gelir, sürekli söylenir durur. Zıttın, bir başka kendin varmış da ona, o…