Bir kartpostal gibi düşüverdin
Bir sonbahar yaprağı gibi
Acı bir lokmanın utancıyla
Çöküverdi hüzün
Yüreğimde yüzün.

Yüzün ay şavkımasıydı
Lirik bir şarkıya tutunmuştu yelkenler
Dalgalar senin sesin gibiydi
Dokunurdu bana her bakış
Her ürperti bir yıldız kümesiydi
Bütün sevdalar sana bağlı dururdu
Ve sabır şehrin kollarıydı
Oysa kente hüzün çökmüştü
Denize yüzün.

Yıldızlar öğretmişti bana yalnızlığı
Yalnızlık bir bela rüzgarıydı
Yüreğime çökerdi durmadan
Ve yüreğim kentin yüzüydü.

Denize düşen şehir miydi
Şehri ayakta tutan neydi
Yoksa hüzün çiçeğim miydi
Yakamozlara kendini vuran
Geçip giden gemileri çığlığa boğan
Martılar mıydı ay vakti denize düşen
Yoksa yüzün müydü

Bu yazıyı paylaşın