biliyordum yağmur buralı değil
biliyordum ya yine bekledim
tanıdık bir istasyonda boyuna
tanımadık yolcularını kalbimin

biliyordum
hırpani saçlarımda uçurumlara sebep
bir sonbahar firarisi
deniz diplerinden şiir çıkarıp
ay ışığında dalgaları eğirir
su verdiği vakit şakayıklara
yaprak eğilir ellerine
ben eğerim kalbimi çerçevesi kırık
aynalarına
oysa ertelenmez hüznüyle o
eğninde dağlardan inerken vurulan son kısrak
ve kırkikindileri tutuklayan tıkız hayat
aşka gurbet kitaplarla söyleşir
/  ki  böyle  buyururmuş  mevzuat  /

bocurgatım çekmedi
nazma vurdum derdimi
yetmedi

Bu yazıyı paylaşın