Zaman Zaman İçinde
Bir Ay Zamanlardan bir zaman, bir ay. Kıymetsizce harcanıp gider, olur olmaz her işe. Bir, iki, üç derken on iki…
Bir Ay Zamanlardan bir zaman, bir ay. Kıymetsizce harcanıp gider, olur olmaz her işe. Bir, iki, üç derken on iki…
Eylülün kırılgan sabah güneşi, dut yaprakları arasından ara sokakların tozlu yollarına düşüyordu. Kavak ve dutların döktüğü yapraklar, bir mevsimin ölü…
Kelimeleri kuşanan şair, şiir aracılığı ile anlamlandırır yaşananları. Eşya ve hadise karşısında iletişimini bu doğrultuda gerçekleştirir. Seslenir. Hitap eder. Dinamitvârîdir…
GAZEL Derviş olan âşık gerek yolunda hem sadık gerek Bağrı anın yanık gerek can gözleri açık gerek Alçaktan alçak yürüye…
Ellerimle üşüyen kulaklarımı ısıtmaya çalışırım ve burnum kıpkırmızı olmuş… Dolmuş beklerim durakta, hiç gelmez gibi… Soğuk bir kış sabahıdır, üşüttükçe…
Zamanın peşinden koşanlar, peşlerine taktıkları zamanı sürükleyenler… Gönülleri prangalı biçareler, devayı zihinlere deli gömleği giydirmekte bulan zavallılar… İşte zamanı geldi.…