Muhammet Erdevir

Soba Çözümü Teorisi

Her şey dildeki bir kelime oyunu gibi başladı. Oysa bunlara gerek yoktu ve ne yazık ki kelime oyunları başka dillere aktarılamıyordu. Okunmuş ve sahiplenilmiş kitapları gördü tıka basa kitaplıkta. Odanın köşelerine istiflenmiş gazete ve dergi balyaları arasından kendine yol bularak…

Makber

Sala ile uyandım. Gün daha yeni yeni ışıyordu. Mahalle camisinin kısa minaresinden dalga dalga yayılıyor müezzin Hilmi Amca’nın sesi. Salât ü selamları okurken sesini dalgalandırdıkça ruhumda bir şeylerin titrediğini hissediyordum. Bir ürperti sardı içimi. Pencereyi açıp çekinerek kulak verdim müezzinin…

Yağmurlu Günlerde Sürekli Ölüm

Ne zaman yağmurlu bir güne başlayacak olsa içinde kötü bir şeylerin olacağına dair o mengenemsi sıkıntıyı duyardı. Sanki bütün felaketler onu bulacakmış, gün boyunca dünyanın en talihsiz insanı olacakmış gibi hissederdi. Aslında gayet iyi biliyordu bu sıkıntının sebebini. Çocukluğuna gidiyor…

Kasıt

Cesedini bulduklarında ölümünün üzerinden neredeyse iki hafta geçmişti. Nehir kıyısında hayvanlarını otlatan iki kız kardeş, zakkum kökleri ve iri nehir kayaları arasında bir karaltı gördüklerinde, bunun günlerdir aranan ceset olduğunu tahmin ederek korkmuşlardı. Kızlardan büyüğü, biraz içindeki merakın esiri olarak,…

Şeftali Çiçeği

Şeftali çiçeğine benzeyen, küçük, çelimsiz ve güzel kızın kasabaya gelişi, kasabada öyle çok büyük bir değişikliğe sebep olmadı. Hatta onunla yalnız ben ve garajdaki değnekçilerden biri karşılaştık. O kadar… Büyük bir ovanın ortasına kısılıp kalmış; küçük, ağaçlı, yeşil ve çevrede…

Ömür Kuşu

Uzun, çok uzun bir gündü. İkindi rüzgârı, sıcakla soğuğu birbirine karıştırıyor, boğucu bir ılıklık tüm vadileri, üst üste yığılmış küçük tepeleri esir alıyor, güneşin dünyayı aydınlatmasına izin vermiyordu. Kavak ağaçlarından dökülen yapraklarla tüm dere kenarları ve bahçeler, sarıdan kahverengiye uzanan…

Gülmek İçin

Eylülün kırılgan sabah güneşi, dut yaprakları arasından ara sokakların tozlu yollarına düşüyordu. Kavak ve dutların döktüğü yapraklar, bir mevsimin ölü ayak izleri olarak yollar boyunca uzanıyordu. Balkonlarda ve teraslarda kahvaltı yapan esnafların, memurların ve diğer iş ehlinin konuşmaları, fırınlardan yayılan…

Nehrin Yitiği

Düşün o divâneyi “her şey içimde” diyen;Ateş denilse yanan, su denilse eriyen… (*) Yıldızlı bir geceydi.İçimden bir ses, yüreğimin tam ortasına yola düşmemi fısıldadı.Emir telakki ettim. Ruhunu şiire teslim etmiş bir zat önümde at koşturuyordu. Güvercin kırı bir küheylana binmiş,…