Bir kalbin otopsisinden geliyorum
Elini kana bulamış kapkara bir gecede
Ve susmaktan kan oturmuş dilime
Öfkenin dipsiz kuyularından geliyorum
Bela şimşekleri çakar durur göğümde

Gözleri kör bir gecede ışıksızım
Yalnızlığı içiyorum sükûtun kadehinden
Sarhoş gemiler gelip geçiyor kıyısız denizlerden
Bir balıkçı sandalının üstünde süzülüyorum
Ay ışığı değerken uzaklarda bir yerden

Kumarda kaybedilmiş gözyaşlarım
Ateş hattında kalmış bakışlarım
Mermerden bir yastığa dayadım işte başımı
Defterler dolusu hesap nöbette başucumda
Bekliyorum toprağın yorgansız yatağında
Ellerim simsiyah bir telaşın ortasında boğuluyor
Uykusuz denizlerin sahiline vuruyor hüznüm
Kurşungeçirmez yeleklerin ağırlığında bağrım
Gökyüzünün duvarında güneşin resimleri
Yine bir operasyondan dönüyor yıldızlar

Lal olmuş dillerde milyonlarca kelime
Üç yanlışın bir doğruyu götürdüğü yerlerde
Kurşun gibi sözlerin ben kan ağlıyorum kan
Yemyeşil bir gözün içinde kaybolup giderken
Aşk çırpınıp duruyor kemikten bir kafeste

Bu yazıyı paylaşın