Mehmet Baş

Hamuşanız Ezelden

Ceylanlar suya indi yandı şenlik ateşiKös vuruyor uzaktan yağmur sesli baharlarFecrin kanlı ufkunda çağırırken güneşiKıyameti bekliyor unutulmuş mezarlarGecenin kara saçı perçem perçem yüzündeHamuşanız ezelden kalu bela sözünde Şimalin kanatları açılmış kaf dağındaKılıçları bilemiş nergis gözlü güzellerİnzivaya çekilmiş kara sevda çağındaDökülmüş…

Kaç Güneş Tutulur Baktığın Yerde  

Sustun ya,Bir düşün eteğinde alıcı kuşlar gibi dolaşırkenŞimdi gözlerinin limanına kaç gemi demir atar,Kim bilir, kaç başkent yıkılır yürüdüğün yolların ardından,Kaç çiçek solar ardın sıra,Şimdi kaç süvari atını şaha kaldırır,Kaç ordu bozguna uğrar,Kaç yangın tutuşur içinde. Sustun ya,Bir rüyayı kaldığı…

Yerleşik Hayatlar Türküsü

Suyu yorumluyor yağmurGecekonduların teneke çatılarını yumruklayarakKentsel dönüşümlerin hatırası balkonlardaMesaiye geç kalmış kadınların eteklerinde rüzgârBir müezzin sala vermeye çıkıyor öksüz minareyeYorgun babaların oturduğu parklardan geçiyor ölüm Kim bir elmayı öylece yiyebilirCennetten kovulmuş düşlerin eteğindeKâğıt toplayıcıların arabasında kutsal kitaplarYırtık bir Tevrat’ın son…

Çiçekler Açacak

Asker siperde gözleri açık uyuyorKimse bilmiyor ona ne olduğunuAğzında yarısı içilmiş bir sigaraKülleri dökülüyor bir şehrin meydanınaAsker bir bayrak gibi açmış göğsünüÜstünden martılar geçiyor çığlık çığlığa Henüz ağarmamış saçları anneninBirazdan bir kurşun değecek kalbinin ortasınaBirazdan siyah bulutlar dolacak gökyüzüneResmi hizmete…

Yürek Yangınları

Henüz saf ve masum çağlardan çıkmamıştı insanlıkVita kutularında çiçek büyütüp30 kupona ansiklopedi alıyorlardıTelevizyonların üstüne dantelli örtüler seripKuşlar için cam kenarına ekmek bırakıyorlardı Evlerin ortasında gürül gürül yanıyordu sobalarBakkalların veresiye defterinde dönüyordu dünyaBozuk paralar ile leblebi tozu alıpKiralık evlerin önünde sek…

Bir Rüyanın Son Satırı

Dünyanın kirli tablosuna dörtyüzdört gibi yapışmanın adını Çok yaşamak koymuşlar burada Koşuyorum koşuyorum soluk soluğa kalıyorum Sonra bir köşede duruyorum ölüm geliyor aklıma Oysa ne çok severdim akşam menekşelerini Yürürdüm mayınlara basa basa Kayıp bir nüfus cüzdanı gibi hükmü yok…

Hiçliğin Büyüsü

Şehrin kendini bile unutmuş sokaklarından Sırtında iki dünyayı birden taşıyan hamallar geçer Ekmek ve suyun hikâyesini ancak Yoksulluğun bile el açtıramadığı bu adamlar yazar Hakikatin çıplaklığını örtecek düşsel elbiseler dikerken Hayali kimlikler arasında durmadan yargılanırız Kitaplar eski bir kefen gibi…

Üzerlikler Tüttürdüm Sana

Ey çölde açan çiçek Ey bulutsuz yağmurların gülü Şimdi bir gökyüzü düşlüyorum Şimdi gözlerinin renginde Yaşamak ekmek gibi su gibi aziz Bir rüyanın gövdesinde sağanak yağmurlar Sen hangi baharın gülüsün Bak gülüşünle aydınlanıyor sabahlar Saçlarını savuruyor seher yelleri Yemyeşil gözlerinde…

Aşkın ve Âşıkların Halleri

Günlerin aynasından gelip geçen ve durmadan değişen hallerin resmigeçidini seyrederken geçmeyen bir halin nakışlarına düştü gönlüm. Varlık sarayın yerle yeksan eden zelzeleler arasından geçerek aşkın güzelliklerle dolu iklimine uğradım. Kitaplarda yazmayan bir dünyanın etrafında henüz ışığı dünyaya düşmemiş yıldızların yanışını…

Kurulur Gönülde Aşkın Devleti

Yeryüzünde birçok devlet kurulmuş. Fakat bu devletler içinde en uzun ömürlü olan devlet aşkın devletidir. Bu devletin sınırı sınırsızlıktır. Bu devletin kurulduğu yer gönül mülküdür. Bu devletin hükümdarı aşk-ı bakidir. Bu devletin bayrağı savrulup duran seher rüzgârlarıdır. Onun simgesi âşıkların…

Diriliş Düşüncesine Giriş

Varoluş sırrının tecelli ettiği yerde kalp ve akıl denklemini muhteşem bir intizamla kurup hakikat medeniyetini inşa eden bir düşüncenin kapısından eğilerek geçiyoruz. Bu kapı dört kitabın manasını bir elifte gören ruhların ellerinde tuttukları hakikat anahtarı ile açılmaktadır. Bu kapının miftahı…

Bengisu Nehirleri

Sübhan dağlarından Allahu Ekber dağlarına doğru Ak kanatlı bir güvercin uçuruyorum Zamanın yeşil kuşağı sarkıyor dağların zirvesinden Ay yıldızın gölgesinde büyüyor ümitlerim Malazgirt ufuklarında bir kasırga kopuyor Gazi alperenlerin nal izleriyle çiziliyor ülkemin sınırları Heybelerinde sonsuzluğu taşıyor Horasan erenleri Bir…

Yeryüzü Atları

Bir süvari güneşe koşuyordu düşünde Piyadeler yürüdü şehrin içinden Bir at arabası geçiyordu sokaktan Atlas yorganını yavaşca sıyırdı dünya Kirli bir atın terkisinden düştüm Yeni çakılmış bir nal gibi parladı hüzün Kuyruğunda gezegenler dolaşıyordu Dünya bir öküzün boynuzunda sallanıyordu Eski…