Kış Delisi

Demir ıslanmaz, deli uslanmaz -Atasözü-

Kışı dört gözle bekler Kış Delisi; başka mev­simlerde gözü yoktur.

Bir yerlerden bulduğu iple kışı çeker; acı bir kuvvetle çeker, deli deli çeker; ip gerilip kopsa da önemli değildir bu; hızla düğümler kopan yerleri ve çekmeye devam eder; aslo- lan kışın bir an önce gelmesidir çünkü.

Kış geldiğinde hemen dışarı fırlar Kış Deli­si; o sokak senin, bu cadde benim; istanbul kazan ben kepçe misali, koşturur durur sokaklarda gün boyu. AVM’lere girip çıkar; vitrinlerde kendini seyreder; halı sahalarda oyalanır, balıkçı tezgâhlarındaki balıklarla uzun uzun hâlleşip hüzünlenir. Yorulup bîtap düşünce de ilk gördüğü otobüse atlar; otobüsten bı­kınca tramvaya, tramvaydan da metroya ge­çer… Kış Delisi işte, böyle böyle günü akşam eder.

Yine bir gün vapurla karşıya geçerken, suda yürümek (evet, yürümek!) isteğine kapıldı Kış Delisi. Kaşla göz arası oturduğu yerden fırladı, tutmak isteyenler olduysa da sadece paltosu kaldı uzanan ellerde.

Sonunda dünya elbisesinden kurtulmuş oldu biz geride kalanların şaşkın bakışları arasın­da.

İyi ve has adamdı Kış Delisi; aklı her daim

önden giden atlılardaydı.

Mahallenin bir garip delikanlısıydı; nerde akşam, orda sabahtı hayatı.

Kimseyle bir alıp veremediği yoktu; selam ve merhabalarla geçerdi kapı önlerinden.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, kışı iple çe­kerdi hep, ama dünya elbisesinden kurtul­mak isteğini hiçbir zaman paylaşmamıştı bizimle…

Kış Nineleri

Uzun kış gecelerinde çıkarlar ortaya.

Her evde bir tane mutlaka bulunur.

Yaşları 60 ilâ 80 arasındadır.

Parayla işleri yoktur; seanslar daima ücret­sizdir.

Bütün sermayeleri masaldır; masallardan çıkıp uzun kış gecelerimize gelen devler, cü­celer, sultanlar, şehzadeler, eşkıyalar ve yol kesen haramilerdir.

Bir de çizgilerle dolmuş o masum yüzleri yok mudur ninelerin, ah!

Bakıp, bakıp hüzünlenin şimdi!

Bakıp, bakıp ağlayın!

Masalla yatıp masalla kalkarlar desek yeri­dir. Böyle yapmazlar tabii ki ama onlar anlatma­ya başladığında siz masalı öyle yaşar, öyle girersiniz ki içine, sinemaya gidip heyecanlı bir film izlemek yerine her hangi bir kış nine­sinin dizleri dibine oturun ve masalın içinde kaybolup gidin bence; kışın tadını doyasıya çıkarın.

Bu yazıyı paylaşın