Kaçak düşlere hüzün emzirmeyi bu defa becerecek gece
Elâlem duyacak ateşin dudaklarında gülüşüm var soğuk
Kangren uykulara sağacak gözlerini ağlayamaya mahâl vermeden
Güneşin yüzünü aynalarda öpecek çocukların cebine sığan
Öyle hayal izmariti toplamayacak aşkın kültablasında üfleyerek
Hıçkıracak demledikçe gölgelerini kar sesiyle yalnız
Dumana en çok saçları benzeyecek kuşlar göç ettikçe buradan
Üşümüş bir el gibi koynuna sokacak umudu sevgili anla
Belki sulardaki aksini ressamlar çekip çıkaracak düze
Karanlığı eleyecek kirpikleri boşluğa ışığı kustukça yıldızlar
Korkunun terkisine bir de çığlıklar binecek sessiz heybeli
Ve içinin şoselerini tozutup geçecek dörtnal ölüm atlıları
Bu da bir hölük sayılacak bebemsi düşlere acının toprağından
Beleyecek bulutları ay gökyüzünde böyle sabaha kadar
Cami önlerine yığılan güvercinlere el sallayacak uçaklardan