Bir dön bırakarak kemikli yazgıların usuna,
Delirmiş buruklukları, sindiği kuşkulardan.
Ayırırken bir hüthüt, polensiz çiçekleri;
Dölleyen bir gülüşme bırakır masaya.
Kadınların şems düğümleri atılmış göğüslerinde,
Gözüyledir kurşunî bir linçten, baktığı dünya.
Diri meyvaları çürüten sahtelikleri sayıklarken
Öptüğü eskilerine sinmiş kokusudur burcu burcu.
Düzelim, mezarlarda açan çiçekler çürürken
Şiir diline, menekşe kokulu ellerinin göğü tutuşunu.