Müebbet Mahkumuyum Aşkın

Bir daha gelmeyeceğim söz
inmeyeceğim ışıksız mağaralardan
ışıklı mahfillerine
ağıdımı taşıyacak kağnılar
bir dağın yamacında
köpüklü sulardan

Bir daha gelmeyeceğim söz
her giden çocuğun ardında
bilecek o yepelek göçmen kuşları
sarsak resimleri vardır semirgin hayatımın
döşümü kanatır kırlangıçlar
içimde ayrık otları
kırık dökük mısralar
içimde ıtırdan büyük fırtına
pusar en gücenik şarkılarla
ve susar aykırı kalbim

Her giden çocuğun ardında
bilecek o yepelek göçmen kuşları
yabasız savrulan harmandan
armağan bana
badem ağaçları ceviz dalları

Bir daha gelmeyeceğim söz
hep bir sığıntı gibi baygın
binmeyeceğim o yağız atlarına
göğü mahmuzlamadan
ve kundaklamadan mor salıncakları
yılışık topuklarına
inmeyeceğim tozlu raflarından
bir daha gelmeyeceğim söz

zindanında un-ufak

Bu yazıyı paylaşın