| Geçmişten geleceğe siyah bereli hüzün Şarkısı gül olanın hicran gazeli neden Retro’da ince bir ses inletirken geceyi Bordo bir yalnızlığa dokunmuştuk derinden Çatlayan bir ay vardı kaşları arasında Yüzüğünün ortası bir kalbin son saati Yeşil bir rüzgâr mıydı bakışları; dişi kurt Uzaktan boynu bükük sevmişti itaati O, nazlı boncukların dünyasında parıltı Ben kırık bir pencere ardında tek başına Tespih yapan imame, İstanbul sessizliği Girdiğini bilmeden henüz hangi yaşına Kirpikler koynundaki yelpazedir güneşin Nişantaşı’da kuşlar ölmeyi unutmuşlar Konarak o şehrayin gözlerine her akşam Dinliyorlar hicranlı yürek vuruşlarını Kuşlar meğer burada sadece bulutmuşlar Nasıl da susuz kalmış sokaklarında sevda Can damarında ölüm, tutkular değirmeni Yıldızlara bakarak türkü söyleyen yolcu Retro’da gül fidanı buldu bir akşam seni |