Nurullah Genç

Bana Üç Kelime Gönderecektin

Bana üç kelime gönderdiğindeDerin uçurumlar yarılacaktıKuruyan vadileri hayatınDolacaktı senin ırmaklarınla Bir evin ebedi bahçelerindenGülümseyecekti devin rüyasıMavi bir pencere, beyaz bir kapıAlıp gidecekti beni göklereO evin tavanı göz kapağımdıMercan duvarında gönül oyası Ayağa kalkarak dağlar üstündeGüneşten koparıp altın sarısıAteş çiçeğinin yapraklarınıSana…

Ülkemin Ruhuna Medfun

Mehmet Akif’in Aziz Hâtırasına Beyoğlu’nda yorganı yaralıydı ıssızınMısır Apartmanında kayıverdi yıldızın Nice zaman bilmedi yârenler, neydi hâlinEvhamlı bir araba üstündeydi hayalin Yalnızdın; yeryüzünün rüyası ağlıyorduYapayalnızdın; göğün sadâsı ağlıyordu Çâresizlik enîndi, yollar enîndi o günÖrtüsüz bir tabutun yurdu senindi o gün…

Nasibindir Tutsaklağım

Mihr-i Rahşanım, beniAteş gemisinin güvertesindeBulacaksın; yüreğimde bin yaraTayfasıydım, meydan okuyup durdumMünkir korsanlara, kadırgalara Son dünya savaşındanKalma paslı bir kurşunAlı koydu yıllar yılı kalbimiSuları Medine kokan denizinEsrarını öğretti dalgalaraSumatra’da bir balığın karnındaHüküm giydim; kelepçelendi ruhumSahilde bir sabah uyandığımdaYanımda antika bir tahta…

Nasıl da Zormuş

Uyanmak nasıl da zormuşBir kuyunun kenarında, bir elinParmakları arasından alarak yıldızlarıYeni bir gökyüzünü süslemek aynalarda Nasıl da zormuş tanımadığınBir sokakta yürümek ve anlamakÇağlar boyu değişen yüzlerindeKaktüs ve kibir büyüten adamları Bir serçeyi zaten tanıyamazdımBir güverciniBir yolcunun gözyaşı izleriniElbiselerinden garip çizgilerAvuçlarından…

Şiir Üzerine

Şeytanî karanlığın ve Rahmanî aydınlığın ufuklarında kanat çırpar durur şiirin kuşları. Toprak kanatlılar cennete doğru, ateş kanatlılar ise cehenneme doğru uçup dururlar. Bunun böyle olduğunu Kur’an ve ŞuarâSûresi Hissettirir bize. Eğer şair veya şiir okuyucusu iki ufku aynı anda görebilecek…

Her Gün

Her gün ufka baktım ve aynalaraSen hangiGölgenin yüzünde aradın beni Her gün bir defaDokundum kalbine gökkuşağınınSen kiminNefesinde yitirdin ırmaklarını Her gün kuşlarlaKonuştuk dağların yüklenmediğiIşığın yeryüzü kandilleriniSen neden Karanlığı sevdin ellerin gibiHer gün alnımaİşaret bıraktı ay ve yıldızlarSen nedenGörmedin yüzümde kaybolan…

Bu

Bu ırmak güzel ırmaktırYıkanabilirsin sularındaSaçlarını tarayabilirGözlerini verirsin kuyularaSerindir ama akabilirsinİnsanlık sahrasına Bu kalem güzel kalemdirYazabilirsin en içli cümleleriHecelerden sızarak bulutlara Bu yara iyi yaradıracısıyla gülümsersin her defaKanayınca korkuların kaybolur Bu adam iyi adamdırNiyetinde akzambaklar yeşerirGoncalar ve hayal palmiyeleri Bu şiir…

Söyle Bana Hindiba

Kartallar uçar mı bir harâbedenKöprülerden benim yârim geçer miSen neden bu kadar güzelsin, bilmemTaşırsın yeryüzüne ebedî tohumlarıBen ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyumAvuçlayıp öpüyorum kumlarıBir karadelikten bakarken hayatMeydan okuyanlar kim bu serâbaSöyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar ceylan koşmasıSen nasıl…

Baykara

Mısır’ın ve dünyanın bütün zâlimlerine Kaybolmuş imanı, tükenmiş arı Siyah kapılardan girer baykara Ruhu kan, yüreği Berlin Duvarı Hakk’ın hesabını sorar baykara Her tarafı dalkavuklar pazarı Üzerinden eksik etmez nazarı Ellerinde adâletin hızarı Masumun boynunu vurur baykara Suskunlar çekilir âh…

Nerdesin

Bu bir muammadan arta kalan mı  Bu koyu karanlık şehir mi yoksa  Rivayet odur ki, ufuklardasın Hangi diyardasın, söyle nerdesin  Yar getiren bir rüzgar mı öteden  Denizi bilmeyen nehir mi yoksa Rivayet odur ki, uykulardasın Gölge bir evde mi, söyle…

Dolar

sen kabala bilir misin kelebek su kaybetti gözlerini; körüm ben dünyanın tasına mazlumun canı devlerin yurduna bizde büyüyen en zehirli hüzün dolar; o vahşi dağlar düşer peşimize; ölürüz bırakmayız ırmakları kimsesiz ardımıza kahpe dolar kin dolar yâr yıkılır başımıza; ölürüz…

Uyan Ey Kalbim

dünyayı bir tüy gibi takardım tuğlarına kutuplara dokunur, sahraları aşardım seni ben sürükledim yeraltı dağlarına bir ömür karabasan kuyulara düşürdüm uyan ey kalbim kervan gitti; zamanın tozu kaldı geride yolcuların ardından bakıp durdun göklere lodos sandığın rüzgâr iz bıraktı deride…

Tempo

Sami Dekor’a Yiğitsen, öfkenle savaşmalısın Sertliğinle, çatılan kaşlarınla Silahın kan kokan dudaklarıyla Hıncın ateşiyle, kinin yurduyla Savaşmalısın, yiğitsen eğer Yavaş ol, daha da yavaş Böyle gözü kara yüklenmemeli Koparmamalısın papatyaların Aşk için kopmaya hazır Yapraklarında gezinen nergisleri Yavaş ol, daha…

Zikzak

                                         Birol Uymaz’a İnce görmelisin hayatı bir yerinden Ve öyle bir vurmalısın ki, toplar Yediveren olmalı ellerinde Bir o yana devrilmek Bir bu yana yürümekle olmuyor Olmuyor gecenin anılarına Bırakmak bir devin rüyalarını Uymaz diyor yadellerin dudağı Kelimeler yabancıdır dilime…

Turnike

Dön bakalım soldan sağa; yâr gelir Sağdan sola dön bakalım, nerdesin Dünya bir masadır, sana dar gelir Bir bakarsın, en muamma yerdesin Uçar uçar bir kelebek, kanat yok Konar konar bir çiçeğe, dal kırık Döner döner bir yusufcuk, hayat yok…

Balıklar Bu Yüzden Kalabalıklar

Balıkçılara âşina olmasam da Balıkları yüzgeçlerinden tanırım Bazıları bulanık sulardan irkilmiştir Bazılarının kıkırdaklarında ıslak mendil izleri Korsan bakışları bazılarında Balıklar yazdığım şiirleri Nehirlerin gözyaşlarından bilmiştir Korkuyla yüzleşmenin ne olduğunu Toplar infilak ettiğinde öğrenir Toplar sustuğunda unuturlar Hangisi hangisinin öldüğünden Bîhaberdir,…