Nurullah Genç

Yakartop

Bırakın çocukları, oynasınlar Doyumsuz hayalleriyle büyüklerinin Katranlı sulara battıktan sonra Avuçları kuruyana değin Bırakın; ısınsınlar umutlarıyla Nasılsa üşüyecek büyükler bir gün Çocuklarının yüreklerinde Bu top sadece atanı değil Tutanı da yakıyormuş, beyzâdem Meğer doğudan, ortadoğudan Yakın doğudan, uzak doğudan Düşen…

Sen Söyle Derim

Gökleri tutsa ellerim Bulutlardan akar terim Toprak bende seni bulur Tohumlar kalbinde beni Çürür gecenin kökleri Yıldızlar nerde kaybolur Aynalarda yalnızlığın Saçını örer kederim Beni gördüğün akşamın Rengini sen söyle derim Ne yarınım, ne de dünüm Ateşle sınanır günüm Denizler…

Gel Arkadaş

yalnızlık dağları böyle rüzgârlı böyle karanlık olmadı; biliyorum kalp incinmişse ırmak kanlıdır derinden akar çürüyen insanlığın göz vâdilerinden, kulak kıvrımlarından duruldukça bulanan bulandıkça durulan neden susar aynalara bakınca ellerinde utancı birikenler bu hangi yalnızlık, ölüm kokuyor bu hangi yalnızlık, şehrin…

Bir Kaç Deli Güvercin

siyah belki aldatır içindeki beyazı talihin aynaları kırıyorsa, hüzündür sen hâlâ anlamadın ne baharı, ne yazı beni cehennem kılan o esrarlı yüzündür sen küçük bir lalesin; avuçlarında nergis ben acının zehrine su katan hummalı dev gözlerinde isyanı damıtıyor kan ve…

Gecenin Ansızın Biteceğine Dair

(birinci bölüm) zakkum kokusu almayı bilemeyenin -gözlerinde alev tohumları, dudaklarında ölü kelebekler- ıssız merdivenler uyuyan dağarcığında kapkara bir adanın kalbinde yürüyen bir savaşçı sureti katran uyanmayı beklemektedir buzlar çözülmeyi ve kaynamayı toprağın içindekini boşaltacağı gecenin ansızın biteceğine dair tüm şarkıları…

15 Temmuz Destanı

Selâm Fetih burcunda dirilen yiğitlere Ölüm yine vîrândır ve ândır şimdi ölüm Selâm, kıyam vaktinde vurulan yiğitlere Şehâdet ufkunda kan revândır şimdi ölüm Selâm, eğilmeyip de kırılan yiğitlere Zâlimlere “Dur” diyen isyanımız bir bizim “Ya Allah” nidâsıyla devirdik tiranları Devlere…

Çaresizsin

deveyi alsan bile kırılan kollarına iğnenin deliğinden geçmez ki; çaresizsin oysa bütün korkular çökecek üzerine her hücrende bir umut öldürecek kendini yollar varmaz bir türlü gideceğin menzile ya çiçekler eskimiş bir rüyadan kalmıştır ya da bir kabus gibi kımıldayan gözlerin…

Muamma

muamma,ırmakların sustuğu yerde başlar mâlihûlya gözlerin her gece bir şehrâyin her yangın, bir volkanın yüreğinden koparak azgın bir ejder olup kollarında yavaşlar sana bir kez görünmek uğrunda gökkuşağı her yağmur damlasına umutla göz kırparak garip bir yolcu gibi yüzyıllardır gül…

Uyanış

yol bir kuşu bekliyor, kuş bir şarkıyı son gecesinde mehtabın bakıyorsun görmediğin o sonsuz ırmaklarına bir şairin insanlık tuzsuz ve soğuk bir yemeğin karanlığında deli atlar geliyor yıkılan şehirlerin ölümü büyüten mahzenlerinden bir kan kuyusu insanlık kendi mazlumlarını vuruyor kendi…

İktidar Türküleri

Ne güzel yakmışsın mumunu Hocam Bembeyaz, kırmızı, ışığında ev Bir bahçede büyümenin baharı Nasıl da deniz, bulut ve yorgan Uyku ve melatonin Sen uzaklardan Uçurdukça muhabbet kuşlarını Eline sağlık Hocam, alıyoruz başlarından Ruhumuza katran döken haramilerin Fötr şapkalarını, kızıl atkılarını…

Özden Ören

bir damla usaredir Alaâddîn yürür damarlarına kardelenlerin bir parça gök koparır ötelerden biraz toprak alır avuçlarına buluşturur yağmurla pervaneyi kainat sırmalı bir örgü kalbinde her mevsim özlü tebessümlerden damlatır sonsuzluğu Alaâddîn bitmeyen bir nağmedir figan içinde çiğ düşmüştür şakaklarına hüzün…

Ülkemin Sokakları

Bu sokaklar neden yaralı böyle Ve neden sessizce ölüyor kuşlar Haramiler geçmiş besbelli, birden Geçerken sokağa tuzak kurmuşlar Aldanan bekçiler geceye mahkûm Bir yağmur yağıyor kanlı, inceden Yarın bu sokaklar aydınlanmalı Ve hesap sormalı mağrur geceden Evine kapanmış mahalle, dargın…

Cevizin Kabuğu

Çaresizlik içinde kıvranan bir insanın çaresizliği kendi ekseninde dönüp durmasının bir sonucu ise, ona çevresine bakınmasını ve ruhunu hapseden fasit daireden kurtulmasını tavsiye edersiniz. Bir bakıma bu, insanın iç çevresinde oluşturduğu körlüğün ve kapsamlı görememe zafiyetinin sonucu olarak da değerlendirilebilir.…

Dîbâce

sürgün çocuklarıyız, gözlerimiz kardelen iniyor yeryüzüne esrarengiz halkalar kelebekler gecenin kanatlarında alev kelime, öğretilmiş bir rüya denizidir bazen ölüm, bazen kan titreyişi dalgalar doludizgin atları, serin imbatlarıyla siyah izler bırakır vedâ coğrafyasına toprak bir yalnızlığın görünen çehresidir ırmak uzun ve…

Gecenin Ansızın Biteceğine Dair

-ikinci bölüm- sokak lambaları heyecanlı ve titrek ya bizi bekliyorlar, ya ölü kadınları bahçıvan bir yangına direniyor sessizce kedi sesler duyuyor toprağın kalbinden köpek ulumayı öğretiyor dalkavuk sefillere yalnızlığında zebun ihtiyar bir dilenci yürüyor en aşılmaz dağların üzerinden sokağın tenha…