Gül dalları düştü
Sarayın kurşundan kubbelerine
Ve kavradı kubbeyi bulutlar
Toprağım gül ağaçlarım kurudu
Bahçeme diktiğim her mevsimde
Adem kopardı
Zaman benden
Ben
Aynam…
Öylesine puslu
Evimin camları bir o kadar pas
Ellerimde kan
Allah’ım nedir bunca yarı ölü insan
Ve ellerimdeki kan
Bir iftira mıydı
Havadan kulaklarıma dolanıp
İdrâkimi çarpıtan
Ölçüsüz bir hezeyan mıydı yoksa
Bunca yarı ölü insan
Ve ellerimdeki kan…
Hangi dalı tuttum ki Rabbim
Damarlarım tenha
Sağım ak
Solum kara
Sol kulağım oyulmakta
Sokaklar boş
Akşam vaktidir
Gün artık ağarmayacak şafakta