“fe” son hece
şiirim ol diye başladım ve inan Şirâze, nasıl başladıysam o durumdayım
yani bir arpa boyu yol alamadım
bu yüzden biraz fırtınayım, biraz da felaketi bana uğrayanların
Asya’nın sönmüş volkanları, Girit’in unutulmuş sevdalarıyım
tek seni okur ve tek seni yaşarım
kıskananlar kıskansın
sen benim şiirim ol diye seni ben yazdım
ve budur benim ezelden taşıdığım anlamım
uzaktayım güyâ
güyâ uzağın da uzağındayım
nereye yakın ve kime uzak hiç bilemedim
Semerkant ardlarında Cihan benzer bir hırsla ağırdan alıyorum ayrıntıları
doğu’nun ihtişamını imrenerek izlerken bu kadar batı’dan
saray bahçelerinin Şirin’i, el yazmalarının narinliği
olup tarihin Kum’una adanıyorum
sağ cenahı aşk hep, sol cenahı keder Şirâze
alt tarafı şek hep, üst tarafı heder Şirâze
hanlara sığındığım gecelerde isyan çığlıkları karanlığı yırtıyor sokak sokak
adı “doğu’nun karmaşası”
ben kendi isyanımın en asi tarafına sıkışmış senin izlerini karalıyorum
adı “yüreğimin açmazı”
al isyanımı sen bastır Şirâze
ahdine sadık olmayanları zincire vurdular köle pazarında
kaydı alındı; gemiler tâcir, yükler esir, hepsi birer avcı
havada kan kokusu, ufukta korku medeniyeti kanlı bıçaklı
ve denize yabancı sahil, şiire şair
her öyküde yaralı kaçan, dönmeye kararlı kaçırılan
ben de ah ki ahdine sadık olamayan
al bu öykümü sen dillendir Şirâze
ya hep ya hiç Balkan sırtlarına dayanıyorum
biliyorum yanlış yerde, yanlış zamanda yine kendi kendime dalgalanıyorum
aramaya çıktıkça seni, hâl dilim “bırak gitsin” diyor
“sen yeni bir elbise giyin, yeni sözlerle gezin”
içim bulanıyor, içim kararıyor, içim daralıyor
al tüm yenilikleri sen eskit Şirâze
sen ey! güzide sergüzeştim, gûşegüzinim, gümüş rengim
ikbâlimde ilahare seni taçlandırmada nâfile sebat üzereyim
Kaf’tan Kaf’a ben’i sildim ol baştan sen’i çizerim
al kelâmı sen duyur Şirâze
oysa ne şairim, ne muharrir; yoktur kelimelerde hükmüm
söylesem dinleyen çıkmaz, yazsam bir okuyan
yine de içim kıpır kıpır, hep mırıl mırıl
bir köprüdeyim, say Drina
yapana hayran, yaptırana hayran, duruşuna bir başka hayran
al lâf ü güzafımı sen Neretva’ya akıt Şirâze
dedim, “uzaktayım”
dedim, “senin uzağındayım”
belki bilirsin, her gün bir başka karardayım
al ahımı benden sen yak Şirâze
dardayım
yine bir yol ayrımındayım
varsa yolu, bütün yolları sana çıkar Şirâze