Bu kadim bir çağırış bu muhabbet kapısı
Divanı kebir olsun elemli yol ağzımın
Böyle buyurmuş demek sesli sessiz harflerin
Demek ki yolcu olmuş hasret çekmiş sözlerin
Sevgilim, çemberlitaş bu nasıl bir yürektir
Böyle üst üste konmuş böyle taş üstüne taş
Bir bakış olsa ancak bu kadar derin durur
Laleli yokuşunda yüzüme vuran telaş
Başlamış ya bir defa sözcükler arasından
Çıkıp şöyle dünyaya doğaçlama bir selam
Halkının mustaribi hırkası yok bir adam
Yıllardan çıkıp gelmiş sırlar bulmuş kendine
Haydi, haydi bu sokak bu mıntıka bu şehir
Çekip almış alnından her ne kadar yalnızca
Bir yolculuk halidir doğulu tarafından
Bu hikmeti ilahi bu başka yok tarifi
Burada bir razılık elemle sarmaş dolaş
Gelip bulmuş ya elbet yılların hasretinden
Çıkarmış bir güzellik muhabbet bahçesinden
Daha ne olsun dedim çıkamam gurbetimden.