şahit arar isen dön kendine ve oku kendi cümlelerini ayna kırılsa da sen bilirsin suretinin tüm çizgilerini anla artık; ne başkasına, ne de aynaya var ihtiyacın şahit de sensin, ayna da; sende saklı tüm aradıkların dünyayı bırak salıver gitsin serâzâd, ki o da seni bıraksın
- idbârı çevir ikbâle uyansın içindeki kâinat şemsi sefâlet ki görememek tek, ezelden gelen pürâhengi bel bükülmeden, yitirmeden aslı; sil süpür nefsi öyle gel bana; diri, dik ve görkemli
a1 sanmam acıtmaz artık, sükûn içinde hatıralar
Zahle’de defnettim, hevâ da heves de buna ağlar
a2 adın düştü dilimden, yok direncin ve yok ritmin
huşû içinde ben Şirâze, sonsuzluk denizinde eriyebilirim
b. vakit geç, yeni bir oluşumun telâşına kalmadı zaman
irtibâtı güçlendirmeli, ruhu doyurmalı daha fazla oyalanmadan ilimdir Şirâze, enformasyonun kaynağından taşan kal öylece olduğun yerde, bakacaksan eğer bir sisin ardından
b1 ben ben’im, anladım sert ve net ve değişmez bazı şeyler
çizgiler milimetrik sapmalardan oluşsa da toplamda tümü kader
b2 saman nezlesi türünden rahatsız edici bir durum benimkisi
bir ömür Şirâze, geçmez bilirim hayâline her yerden zincirli
c. bil ki, ne geceler harcadık farketmeden kıymetini tâc eyledik serâbı, rehnümâ seçtik rehzen gezeni sebebi biz, nedeni biz; biziz yaşananların illeti
ne gel, ne kal o hâlde; ne belli Şirâze, ne de gizli
c1 bazen acıtmak tek yapabildiğim, bazen acımak kendime bazen de kör kurşun gibi saplanmak bilinmeyen bir yere
c2 uzun öyküler içinde arayıp da bulamadığım sırma köşkler
ve Boğaz’da doyamadığım mavi; ısrarla ve inatla beni gizler
d. duramam, artık durduramam; yol da, yolcu da kendi seyrinde hikâyeler beslenir ve büyür ve dallanır uzaklara hikâyeler içinde
ne plan yap, ne yön belirle, ne de yol seç; hepsi belli düzende kabul et ve teslim ol; her şey Şirâze tahayyülün de ötesinde
d1 alevdim, sönüverdim; şimdi ben yanıyorum küllerimin arasında
kayaydım, düşüverdim; dipte, karanlık bir köşede oldum paramparça
d2 yâr Şirâze, harr Şirâze, nâr Şirâze
içimde nehirler akar, bil ki hep sana Şirâze…