çığlıkları hırpalayan sessizlikle gel
saçlarını serçelerin baktığı aynalarda tara
zifiri bir karanlıkta gök ağlasın sen ağla

ellerini bir bebek eline dola
secdeye düşen bir gözyaşını kirpiklerine
dudaklarına güllenen salavat

avuçlarına köz sıkıştıran bir akşam ile gel
geceyi yağmurla çimdiren dolunay
gözleri aşktan bir ırmak

dili hak ile ıslak bir derviş
bir çocuk kuş yüzlü filistin’de
karıncayı incitmeyen süleyman bilmiyorlar

harlı bir gül nârlı bir sevda olup
otur yârlı bir ölüm sofrasına
zifiri bir karanlıkta gök ağlasın sen ağla