Gece bir kedi yavrusuyla uyuyan sokaklarda
Kar izini eskizlerden ayırt edemez
Buğulu cama dayarken alnını
Şakağında bir sürü şamata aynalara karşı bezenir
Böyle susmayacaktı çığlığa değdi değeli gırtlağı
Bir gülüşün şifresi düşlerinde
Rüyalarını böyle önüne sürecekti zeytin yerine aşk havarilerinin
Bir kızıl kıyamet şiirden kelimeleri kovalar şair amca
Tayların yeleleri denizde yıkandığından beri maviye daha yakın
Dağları yalnızlığa çağırmanın yolu belki buradan geçecekti
Canını ateşe satmış korkusu olur mu demircilerden
Bir kelebek yüreği kadar olsun istemiştir sevmeye çiçekleri
Bütün çocukların uçurtmalarıyla sığabileceği bir kalbin bekçisi