Dilek Akıcı

Şifreleme

Kaç ruh var çağrısını duymaya çabaladığım kaç yüzü var aynada kırılan mahcub ve doğulu esmer tenin kaç kaç kaç olmaz/durmalıyım gri kapı açılacak ve içeriye doğru adımını atacak biri mujhay tüm say hay sevgili ne kadar ben değilsin               dikişsiz konuşmalar…

Şizofrenik Bir Deneyim

Hiç gözlerinizin önünde düştü mü babanızın yüreği zemine hiç baştan ayağa yıkadınız mı kendi cesedinizi tuzlu sularınızla düştü mü hiç gözlerinizin önünde göğe asılı yıldızlar, güneşler yere nesne adına kayıtlı ne varsa parçalandı mı unufak tam da gözlerinizin önünde

İşrak mı Gelen

Dalgalar ses taşıyor karanlığa biriken kum tanecikleriyle içiriyorlar hüznü kıyıya hangi dalgalanışa denk düşüyor yalınayak suçluluğum ardımı arıyorum gündüzden kalma bir hız birimi beğeniyorum arıyorum eteklerimden düşürdüğüm çakıltaşı acıları oysa başım gökteki yıldızlara mıhlı nasıl görebilirim ayak parmaklarıma ilişen kayıplarımı

Ağlamaklı Uçuyor Kuşlar

Ağlamaklı bir soluğa binerek göğe yükseliyor sözcüklerimin niyetleri annemin gözkapakları kadar yumuşakça dokunsa keşke her insan bakışı konan yüzüme küçülmeye başladım bunu hissediyorum annem yüzüme değince çünkü çocukluğum kokuyor kazaklarım her akşam onları bedenimden ayırmak istediğimde hasret ne kadar da…