Hilal Bakan

Gülten

böyle üşümezdim solmasaydı gül teninde nevbahar ………….. gül kavruk teninde mısralar dua kadar saf içine işlesin insanlığın gül yoksa bu kent bir ömür zemheride kalır hesapsız ………….. gül tüm savrukluğuma karşı sen teninde yürekler ısıt teninde öfkeler söndür ki bilirsin…

Sultan

/ifadesizliğe mahkumsa                     kalem kan sızar adını her anışında/         …………. sen ki sultansın bilinmez bir adımında gizlediğin hicretler         …………. say ki bu eşikte kaybolmuş dibine vurmuş hayatın ben hüzünlü çocuğu kabul beklerim gel,der misin bana          ………… hayata dar sokaklardan                  sızdım…

Sen

Sen bir yanınla cehennem ben arasatta bir yankı merhem sürülmez yaralara                  müptela aynaların sırrıyım. kızıl kıyamet senin adınla kopar bil Söyle hangi ordu yener benim yalnız ordularımı susmak kor bakışların adresi sılada özlemekse gurbeti sus hep bende kalsın bakışların

Kıyılarıma Vuruyor Issızlık

ellerin değmiş bu şehre çiçeklerin dokunaklı                  bakışlarından belli uğramışsın ama yalnız gölgeni bırakmışsın bu şehre sonra       eğiliyorum içime        bakıyorum        kıyılarıma vuruyor                  ıssızlık        yabancılığım        telaşa düşürüyor                     beni/ söyle       bu ayak sesleri        gidişme mi?               dönüşüne mi alamet…

Şehzade Uykusu

Böyle başlar hikaye: Uykuya yakın gecelerde Çıkagelirsin saraylardan Azığında Baldıran rüzgarları —– Acıdır : Darağacına dönüşür hayallerin Celladın gözlerinde Sen şehzade uykularında Karabasanlarla uyansan da Gölgesinin peşinden koşansın Yorgun düşer taylar rüyalarında Terlerinden kan sızar Sen düşerken Hırsının surlarından —–…

Kalemin Yazdığı

Peşinden koşup Tutamadım kelimeler: Bulutlar taşıyor                suskunluğumu Ayağım takılıyor sonra Düşüyorum alfabenin içine Hiç de yumuşak değilmiş Yumuşak ge denilen şey Yüreğimi acıtıyor Ah edip de yazamamak Koşturamamak yani Alabildiğine özgür             kalemimi satırlara ………. şimdi sorun: Kelimeler diyeceğim Suçlu Elimden…

Ninova

/umudum sular altında/ ….. kaç isyan kaç gazap diriltir içindeki “insan” ey adem! /ki sen ölmüş dirilmiş yine ölmüştün yazık mı demeli sana?/ ….. gece yunusun kalbinde yunus dilinde dua kelimeler ardında nedametin çözülmüş                 bağları ve gece aah ninova!/…

Yine De

Yine soğuk bir gün buz tuttu yüreğim/          merak ediyorum doktor      kaç insan satın alır      kendi cümlelerini                     parayla ve kaç insan davetiye çıkarırcasına                 hüzne şiir tadında sevgiler                 yaşar yine de seni seviyorum doktor cevap olmasan da sorularıma bu şehrin beni dinleyen…