İsmail Bingöl

Derim Ey Kalbim! -I-

“Ne feryâd edersin divâne bülbül Senin bu feryadın gulşene kalsın” Emrah Bir biçare âşık gibi düşmüşsün yoluna.İçim ezik,içim yaralı,içim ateşle dolu. Yaz sıcağında yaşadığım bir zemheri ayazı… Ruhum çelişkilerimle boğuşmakta. Zihnim öteleri kollamakta. Zihnim hep uzakları düşler hal­de. Kendim burada…

Ay Düşleri

Düşünce bir şâhikadan üstümüze Bedirlenmiş ayın Manzarası ipekten kesilmiş aksi Duyulur nâzenin bir ruhun Geceyi yırtan endişe yüklü sesi Bir kopuştur yürek yangınlarını denizlere sürükler Bir ağlayıştır Kırılgan gövdelere Yeni hüzünler ekler Her ay düşünde Sızınca katmerlenmiş acılar tenlere Çekilir…

İçimizdeki Boşluklara Dair

Kimi, hayatın farkında olmadığı ya da hayat üzerinde düşünme egzersizleri yapmadığı için zaten boşluğun da farkında değildir. Ve belki de, belki demeyelim, gerçekten öyledir, ona hayat konusunda düşündürecek imkânlar verilmeyip, gerekli fırsatlar önüne çıkmadığı için, hayat kendince bir vakit doldurma…

Okumak, Okumak ve Yazmak

Bir tatil günü ve ben; çoğu zaman olduğu gibi yine kitapların arasındayım. İşten eve getirdiklerim de dâhil olmak üzere, bir türlü fırsat bulup düzeltmeye ve konuları itibarıyla sıralamaya vakit bulamadım. Ne zaman bu işi yapmaya kalksam, bir bakıyorum saatler geçmiş…

Kitlenin Gücü

Kitlelerin seslerini daha çok duyurdukları bir çağdayız. Bunu şöyle de ifade edebiliriz; 19.yüzyıldan bu tarafa, aralarında bir birlik olduğunu (Irk, din ve fikir birliği… Buna kalıtımsal ve kültürel birliktelik de diyebiliriz.) iddia eden topluluklar, iletişimin de yardımıyla, kendilerini ifade etme…

Dağılırken Sevdanın Sesi Zamanda

Bir yorgunlukla, bir yürek yangınıyla, hüznün eriten, değdiği sineleri kendine benzeten ağırlığıyla yollara düşerim. Gözüm seyrederken ufukla kesişen tarifsiz manzarayı, gönlüm yıllar öncesinin özlemini duyurur ruhuma… Ellerimde sabır sarmaşıkları, zihnimde eskimiş hayaller… Belki bir akşamdır şimdi bu ayrılışa, bu çekip…

Kentte Bir Yürüyüşten Çıkarımlar…

“Ve nefret kenti kuşattığında yüreğine tutun” Bir hüzün yürüyüşü bu… Sessiz ve düşünceli adımlarla mesafeleri adımlayışımız… Her geçtiğimiz noktada hüzünden bir işaret bıraktığımız… Gâh iki damla yaşla… Gâh mahzun bir bakışla… Gâh kırık dökük iki mısrayla… Yaşadıklarımıza… Yaşayamadıklarımıza… Uzak iklimlere…

Bir Hurufattan Kalan Sevda

Bir muamma saldım geceye Çözsünler diye kuşlar Kuşlar ki takibini yaparlar muammaların Semayı tutar haykırışları Azaldıkça zaman artar da artar Bir hurufattan kalan sevda Ağlar sorgulu yürekler aya karşı Geceyi keşfe çıkar yıldız avcıları İnci mercan dökülür dillerinden Avazları dostu…

Yenildim Sana Hüzün

“Gel anla ve yaşa doğrusal hüznü Acılar güvence ölümsüzlüğe” diyen şairin (Akif İnan) sözüne uydum. Onlar ki, mısraların tutkunu olanları nasıl ve hangi vakitte ayartacaklarını iyi bilirler. Vurduklarında kelamın inceliğiyle ruhları, artık durası kalmayan bedenler bir bir düşerler ortalığa gece…

Şimdi Çıkarım Şehre Yine Ben

Kendi düşen köyler, kentler ağlamaz Sur dışında ben oturur ağlar(d)ım. Can Yücel Şimdi çıkarım yine şehre ben. Karşılar beni şehir yeni yeni yanan ışıkları, giderek ıssızlaşan caddeleri, sokaklarıyla. Ellerinde torbalarla geçer gider yanımdan insanlar, evlerinde kurulacak sıcacık sofraya yetişmek için.…

Her İnsanın Bir Şarkısı Vardır

Her insanın bir şarkısı vardır; içinden zamanın ses verdiği… Ve zamanda bir etki, bir yankı, bir iz bıraktığı… Bazen dönülmez gidişleri hikâye ederiz, bazen sevgiliye selâm göndeririz o şarkıyla… İçinde anlatılanlar bazen sıladır, bazen gurbet… Bazen yaradır, bazen hicret… Bazen…

Sen Geldin ve Zihnim Yeni Kavgalara Uzandı

Istırabımın gösterdiği noktada yeni bir hayal vardı. Ve manzara eskisinden daha da sitemkârdı. Uzun zamandır belirginliklerinin yok olduğunu sandığım çelişkilerim dört bir yanımı sardı. Hükmedemediğim ve şimdiye kadar da hiç kimsenin hükmetmeyi başaramadığı duygular, mantığımı elimden aldı. Sen geldin ve…