Kudüs’den Gelirim
Benim ağzım tertemizgömleğim kirliSiz gecenin ağzına dayayın alkolölçerinizi Ben Kudüs’den geliremKudüs’ü bilin elbetGözlerimin kaymışlığıoradandır be gardaş
Benim ağzım tertemizgömleğim kirliSiz gecenin ağzına dayayın alkolölçerinizi Ben Kudüs’den geliremKudüs’ü bilin elbetGözlerimin kaymışlığıoradandır be gardaş
önce bir ıslık sesi insan değil üfleyenbasılmış düğmeye kimbilir nerden bu bir füze domates patlıcan biber geçti günlerdeprem gelmez harp patlamaz oy farfara farfara alkıştan alkıştan mest olanlar ah diyor şimdinerde yanlış yaptık biz nerde diyor gözleri taş heykeller parça…
Alamanlar doyçlar cermenler ‘çıkarsa bizden çıkar’cılar 150 yıl geçtikten sonra ancak çevirmişler Şekspir’i kaderin cilvesi demiyeyim de ne diyeyim derken dimağımda sıralandı birkaç kelime : büyük eserler ağır yol alır çevrildi de alman…
Bir Türk “Sinema Ruhu” üzerine düşünceler geliştirmeye koyulduğumuzda, tereddütlerin; kendinde özyaratı kapasitesini hissedenenelerin, bir ürlü “esas çocuk”u çıkaramamanın, bu toprağın asıl konularının içimizde gecikip durmasının vb. dibinde, kinema aygıtını “ilk biz icad edemedik” ukdesi yatıyor olabilir mi sorusu, sorgusu, hatta…
Alçak gönüllülük perdesi Sen perdeyi sağ elinle açarsan Sol elin tereddütlerine yurt olsun Görürsün o zaman gerçek yüzünü Ey millet oy durgun millet Ben korktum en sonu Gönüller bir olsun diyen Mum beyazı bir yüzden Olmaz kardeşim Sen neden oynuyosun…
Üsküdar’dan attı ilk adımı Leylâk o büyük göğeriş girdi taze güneşe Erguvan şaş kaldı bu işe Bilemedi nasıl ket vursa bu gidişe Bir anda püskürdü o şehlâ buğu Erguvan panikledi atağa kalkamadı Ben alışmışım o patlamalara Tâ ezelden bu birdenbirelere…
/Düş bir pencere/ Ya düşte gördüğün de seni kendi düşünde görmekte ise işte o zaman düş bir pencere hareket şu: iki ben düşte yüz yüze düş pırıl pırıl bir cam sanki ayna metaforu çalışmaz burada iki ben aynı anda aynayı…