Kamuran Bate

Dize Sonlarına Düşmek Hayali

vardı… günün tüm saatlerinde aynı tadı veren sarı başak tarlalarında gülümseyen bir kuşkovanın elinde kırmızı kırmızı -ılık rüzgarlara karşı- dize sonlarına düşmek hayali… yamandı… yorgun bir yolculuk sonrası sabırlı bir tel ağarmasında savrulan boş odalarda üşüyen kör akrebin orman sıklığı…

Taze Mezar

gündüzü ışıklandıran ne ki geceyi süsleyen ne her bir ahenkte kimin sesi başka dünyaların kapısından akisler arası, yitik ve sadık bir yürek eylemi – düşten güzel – deliksiz üşüyen kor gibi ilk hecelerde ve daha ilk hecelerde yar ilkin yalnızlık…