Mustafa Özçelik

Yolcuyum, Bana Da Gülümse

“Ateşten kızaran bir gül arar da                                                                                    Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi…”                                                                                                 F. Nafiz ÇAMLIBEL  Ben, seni aramak ve bulmak için düştüm yollara. ”Aramakla bulunmaz…”diyen söze aldanmadım. Bakmadım sözün bu yanına. Susuzluğumu hissediyorsam bana değildi bu söz. Zîra devamında “Bulanlar;…

Eylül Vurgunu Bir Şair

Şiirler, şiir kitapları bir şairin aynı zamanda “ruhsal bir portresi”, şairin kelimeler aracılığıyla kendi “iç benini” tasvir ettiği metinler olabilir mi? Şiirin mimarı şair olduğuna göre bu soruya elbette müspet bir karşılık vermek durumundayız. Eğer, meseleyi bu şekilde kabul ediyorsak…

Alnımda Işıltısı Suların

Kuşlarım uçmuş kafestenBütün rüzgârlar senden yanaAğaçların coşkusu sana doğruYüreğim bir anka kuşuSefer eyleyen dağlarınaGecem ve gündüzüm şimdi hep aynıSularına girip ıslatıyorum yüzümü  Yaramı kanattımYeni açmış bir güle döndü yüzümBütün sonbaharlarını tükettim dünyanınŞimdi sonsuz bir baharın kokusunu alıyorumArtık beyaz bir rüya…

Güvercin Ağıdı

                                    “Rıfkı Kaymaz için” İki duvar arasında Titreyen kelebekler gibiydin Sessiz ve sakin yaşadın Aşkın gökyüzündeydi Hep maviye çalardı gözlerin Perdeyi açıp Ötelerin kokusunu aldın Çeken biri vardı seni Ölümün kuyularına Gittin yaslı ırmaklar bırakarak Geniş bir sofrada bıraktın her…

Hicran Diliyle

Ne zaman patlayan bir tomurcuk görsem Deli divane olurum seni hatırlarım Gürül gürül bir ırmak açar içimde Dumanlı bir vadi gibi olur gönlüm Bulutları çağırırım imdadıma Geçerim bütün karalardan, karanlıklardan Sulara bakıp da tâ derinden Gülümseyerek gizlice kaderime Saçlarını tarayan…

Eylül Kızı

Sen eylülde doğdun Hüzün bahçelerinde adın kondu Bitti yaz aşkları Bitti sarı sayfalar Sen baharı hiç görmedin Gözlerinde hep hüzün bulutu Vakit geceydi Yıldızlarla aktın içime Yolun buraya çıktı Seni rüzgârlar getirdi bana Gelip kıyılarıma vurdun Bense kendi düşlerimde Dilimde…

Yunusça Sevmek

Bir “aşk ahlakçısı” olarak tanımlayabileceğimiz Yunus Emre’nin bütün şiirlerini bir tek mısrasında özetlemek mümkündür. Bu mısra, “sevelim, sevilelim” mısrasıdır. Bunun da dayanağı, çıkış noktası ise Maide suresinin “Allah onları sever, onlar da Allah’ı sever” şeklindeki 54. ayetidir. Buradan hareketle şunu…

Yar

Sen ceylan duruşlu menekşe Yüce dağların ilk karı Kadim bir aşkın sabahında Açan ilkbahar çiçeği Merhaba, ey yâr Merhaba, gözlerimin nârin kelebeği Bütün sevda sözleri senin için Senin bakışına Bağışlanmadık suç kalmaz Senin için ve sendendir Dallarıma konan güvercinin saadeti…

Yolcu

Yol uzun yorgun yolcu İçinde dünyanın bütün çölleri Yitik bir düş görür Mecnûn Aralıksız süren gecede Hâlâ dünyaya küskündür yüreği Kırılgan menekşeler ise içinde Leylâ renginde açar Hep bir baharı özler gözleri Bir çift sarmaşığa hayran kalarak Umudu yüreğinde büyütür…

Söndürme Çerağımı

Ah ağlayabilsem şimdi….Taşa bakarak, toprağa bakarak. Akşam oldu diye hayaller kurarak. Çünkü esrarın dili gece çözülür. Gece konuşur. Gece ay konuşur, yıldızlar konuşur. Fakir bir ailenin gecekondusunda bir dilim kuru ekmek ve bir bardak su ile açılan oruçlar için melekler…

Aşka Tutunmak

Deniz gözlerin, dalgaların sesi sözlerindi. Beyazlar içinde böyle gördüm seni, böyle bildim. Uzak diyarlardan gelmiştin. Yorgundun. Dilinden çok gözlerindi konuşan. Ben onlardan çok şey anlamış olmalıyım ki kısa kestim seninle konuşmayı. Bütün bir hayatını ele veriyordu gözlerin. Gözlerin konuştuğu yerde…