Mustafa Oğuz

Sûzinâk Şarkılarla Geçerken Boğazı Erguvan

Erguvanlı günler şehrin kapısında siz de aralarsanız gözlerinizi Suzinak şarkılarla geçiyoruz şimdi boğazı Su şarkıya duruyor yanarken camlarda güneş Bir peri kızı şiir üflüyor Kızkulesi’nden Üsküdar’a Boğazın erguvanlarını giyiniyor Üsküdar /Annelerin çocuklarına sardığı şefkat Düşüyor şehrin üstüne güne vedayla İzbe…

İnsan Yanımı Acıtan Kasideler

Kirli çıkılarda aydınlık sözler arıyorum Kalbin yongalarında can titreten türküler Yaslandığım kayanın ruhu fısıldasa Sabah cangıla dönecek İkindilerse haşarı tayfa arenasına Karların altında buğu buğu toprak Karıncalar ve solucanlar mesnevi okursa Suların şiiri yürüyecek damarlara Dalıp göz açtığım derya İnsan…

Hayat Resimleri

51 Ne çok acı var yaşamda. Ve bizler ne kadar çok kaçıyoruz acılardan. Şapkamızın altına, paltomuzun içine saklanıyoruz. Perdelerimizle, kapılarımızla, yalancı gülümsemelerimizle saklıyoruz acıları. Acılar gün gün büyüyor. Acılar kendini büyütüyor ve sarıp sarmalıyor dünyayı. Geceyi ikiye bölüyor bir acı.…

Hayat Resimleri

40.Bir deli miyim? Hayır diyemem. Yazının peşine bu denli düşüp hemen her fırsatta – ki bir bedel de almadan – bir şeyler karalıyorsam bunun çok da akıl işi olduğunu söyleyemem. Aklını kullanan bir deli denebilir belki de bu halime. (halimize)Yazıya…

Hayat Resimleri-2

28.Üç sıfırlı tarihin son günü… İnsanoğlu, üç sıfırlı bir tarihe tekrar kavuşur mu acaba? Hiç zannetmiyorum. Dünyanın bin yıllık ömrü kalmadı gibi geliyor bana. Kıyâmet ve sonrası. İnsanı apansız sarıveren ölüm gerçeği ve muhasebe… Kendi kendini hesaba çekme. Bu hesaba…

Hayat Resimleri

20.Şairin en büyük engeli kendisidir. Şiiri tıkayan yine şiir. Devrin, dönemin ortak bir söylemi, dili var. Ortak dili yakalayan şair, bu durumdan rahatsız; çünkü kendine özgü şiiri oluşturamıyor ve şiirden uzaklaşıyor. Şiirini belirli bir noktaya ulaştıran şair, o noktada kalıyor.…

Gül Düşüyor İkindiye

Farkında mısınız Dünün aynısı bir güneş göz kırpıyor denize Simitçilerin çığırtkanlığı çiçek satan çingene kızın gözleri Suya dalan martının kanatları Ve adımladığımız sokaklar hep aynı Çocuklar suya atıyor balıkları düşlerinde Balıkçılarsa sudan çıkarma telâşında Haberci bir itin peşinde ısırırsa diye…

Yıkılır Gökyüzü Bir Su Bardağında

Kanı kaldır Süleyman Hikâyelerden ve destanlardan Lekelemesin hikâyeyi ölüm Büyütmesin aşkı kan Banal sözlerden demet demet alıp Koy ortasına sanal aşkların Aldatan tuşlar İsterik kahkahalar Yerle bir eder Aşıt vermez karlı dağları Ve yıkılır gökyüzü bir su bardağında Kaldır Süleyman…

Kar

Beyaz kuşlar gibi savruluyor kar Ne sesi var ne şarkısı İner ince ince Mahcup bir aşık edasıyla Dâvetsiz İşte kar Önce toplanıyor çatılaraRükuya eğiliyor ağaçlarKimi fidanlarsa secdedePencere önlerinde çocuklarDua ediyor açıp elleriniAllah’ım öyle çok yağsın ki karKardan adam yapalımKıpır kıpır…