Nihat Dağlı

Adı Kedi Olan Bir Martı Çığlığı

Kedi (u)mutluydu. Alevlenmiş kömürlerin yalımlarından dökülen sıcaklarla ısınmış ev­leri bilen biriydi. Kış soğuklarından ve dışarıdaki tehlikelerden uzak evlerde, bir sobanın yanıbaşında kıvrılıp uyumanın huzurunu yaşamıştı. Şimdi sokakta ve kimsesizlikte kaldığı uzun bir zaman sonra, yine bir adres edinmesi ve çalınacak…

Neyi Kaybettiğini Hatırla

Yaşadığı yerde hep “güzel” kalan insanlar, zamanla, isimlerinden çok güzellikleriyle anılırlar. Biyolojinin çok ötesinde olan güzellikleriyle insana ve hayata yöneldiklerindendir ki, arkalarında, daha çok gönül ve zihinler­de ışıltılı bir iz bırakırlar. Bakışlarının, ellerinin, dahası kalplerinin değdiği her bir şey iyileşmeye…

Sondan Baş Çıkar, Baş Sona Kalır

Bir şey hep bir şeyin devamı olarak başlar. Başlangıç ve sebep olarak gördüğümüz her şey, bir önceki şeyin küle dönmüş halinden dirilir veya sonucundan başını çıkarır. Yeni aşk, önceki aşkın küllerinden doğar; artık ısıtmayan ateşin çevresinde toplanmış soğukların iyice bellettiği…

Şehirlere Bölünen Adamın Hikayesi

Yağmur sularıyla çoğalan, yaz sıcaklarıyla azalan çayın yeşillendirdiği bir köyde doğdum. Annemin ve babamın tanıdıkları olan, çocuklukları beraber geçmiş insanların arasına… Sokağa çıktığımda herkes beni tanıyordu. Biraz büyüdüğümde yabancı tek bir yüz kalmamıştı bilmediğim. Hiçbir gün öncekinden farklı değildi, hiçbir…

Düş(tü)

Ad koydular çocuğa: KAYS Yüreklerin bir köşesi daima gamlı kaldı. Gören şaşkın, duyan şaşkındı; susmuyordu Kays. Ağlıyor, ağlıyordu. Bulutların yere ağladığı gibi ağlıyordu. Bilen yoktu sebebini bu ağlayışın. İskender Pala Bir düştü gördüğüm. Şair içimden konuşuyordu: “Sana büyük caddelerin birinde…

Yolda

“Dünyanın bütün çiçeklerini yollarda, yolculuklarda görebilirsiniz.Ama kendi alçakgönüllü sardunyanızı yetiştirmek için bütün yolculukları ancak bir ev ikindisinde birbirine bağlayıp bir anlam çıkarabiliyorsunuz. Cümle kurmak için evde olmak, yerleşmek gerekiyor; cümlenin sözcüklerini dünyanın yollarında toplamış olsanız da. ”                Ece Temelkuran…

Zafer “Savaş”ta Mıdır?

Havada ölüm kokusu var. “Biz” perestliğin hastalıklı dünyasında insanların üzeri çiziliyor. Barışın ve insaniyetin en has yerinden konuşsalar da, sırf kendi farklılıklarına vurgu yaptıkları için bu ülkenin çocukları enselerinden vurulup öldürülüyor. Buraların yaslandığı medeniyet perspektifinin öne çıkan “sevgi”sine rağmen, sokaklara…

Aşka Koşarak, Aşktan Kaçarak…

Aslında hepimiz birer hikaye antolojisiyiz. Yaşadığımız yerlerden, yürüdüğümüz yollardan hikayeler topluyoruz.Kalbimiz, biriktirdiğimiz hikayelerin içinde atıyor.Biz hikayelerimizi, onlar da bizi taşıyor. Yine bir akşam vakti, yine bir söz bayramı… Günün telaşesinde, hayatın hayhuyunda bölünmüş zihinlerini, bir dost meclisinde bütünleştirmek için toplanmış…

Şehir, İstanbul ve Benjamin’in Meleği

Şehir; yolların kenarında, efsane ve masalların yatağı dağların yamacında veya ovaların içinde kurulmuş köylerin ıssızlığına doğmuş çocukların zihninde, sağı solu kestirilmeyen bir şey olarak belirir. Evleri, evlerine doğan çocukları, çocuklarının hayatını yoğuran oyunları, güneşin doğuşu ve batışı arasına sıkışmış hayatıyla…

Aşkın Kurbanı

İLK SÖZ Kardeşlerim! Derim ki, “bildiklerimiz”e böylesine bel bağlamamız ve onları tartışmasız “doğru” kabullenmemiz, bizi yanlış patikalara sokuyor. Hepimiz şuna inanıyoruz ki, en çok güvendiğimiz bilgiler, gözlerimizle topladığımız verilerden doğuyor. Bu yüzden çoğu zaman, “gözlerimiz de bizi yanıltmıyor ya!”deriz. Ama…

Düşüyorum; Kendime…

a. İçimin, uçlarından kan damlayan yırtıklarıyla arkanıza düşüyorum. Kendimden, içimden kaçar gibi aranıza katılıyorum. Farkındasınız bunun, elimden tutup kendinize çekiyorsunuz. Ben ve siz uzaklara gidiyoruz; başka mekânlara, diğer hikâyelere… Uzaklarda öylece, kendince akıp giden yaşam(lar)a bir ucundan karışmak istiyoruz. Kendimizi…

Savaşmak Kader mi?

Dünya artık eskisi kadar güvenli bir yer değil. Çünkü dünya artık kendisini dünyaya ait bir şey gibi hissetmeyen insanların ön plana çıktığı bir yer. Dünya artık eskisi kadar güvenli bir yer değil. Doğru! Çünkü dünya artık dünyanın kendilerine ait bir…

Savaş: Öz’e Muhalefet

1. ‘Günah, insanın kendi özüne muhalefet etmesidir.’ Kendi adıma söyleyebilirim; bu, günaha getirilen en iyi tanımlardan biridir. Öz üzerine yapılan felsefi tartışmalara girmeye gerek yok, öz denince ne anlaşılıyorsa, o odur. Tolstoy’un dirilişin gerçekleştiği yer bildiği ‘vicdan’ın işaretlediği ‘iyi’ye (yani…

Bir Fâninin Güvenlik Arayışı

“Geçmişte oturduğumuz evler içimizde ölümsüz­leşmiş olduğundan, eski evlerin anılarını düş gibi yeniden yaşarız.” Gaston Bachelard Şimdi ben, biraz hatırlamak istiyorum, geriye dönüp bak­mak… Hatırlamak, geriye dönüp bakmaktır. Bir yaşanmış­lığa sahip olanlar geriye dönüp bakabilir. Yani geriye dö­nüp bakmak, yani hatırlamak…

Eve Dönmek

Bütün bir yaz dışa açılan kapı ve pencerelerin bir bir kapandı­ğı günler geçiriyoruz. Yaz sıcaklarının kuytularında saklandı­ğını düşündüğümüz esintileri evlerimizin içlerine çekmek adı­na açtığımız kapı ve pencereleri, dışarıda iktidarı ele geçir­mek üzere olan soğuklara kapatırken, odalarımızda yavaştan büyütmeye çalıştığımız sıcaklığı…