Gelincik
Nisandı. Dışarıda hiç durmayacakmış gibi yağan ince, korkak ve ürkek bir yağmur vardı. Rüzgârın çarptığı yaprakların hışırtısı odamın içinde yankılanıyordu. Telaşlı damlalar, dünyama açılan küçük penceremin camına soluk resimler çiziyordu. Saçakların altına saklanmış korkak serçelerin cıvıltıları kulağımı doldururken, ocağın yanı…