Yasin Ermek

Tuz Kokusu

Tuz kokusu. Güneş tepede. Yansıması gözlerimi kör ediyor. Tuz kokusu. Güneş. Genizim yanıyor. Hiçliğin ortası gibi. Kimse yok. Sürekli aynı ritim. Başka zaman ne kadar güzel, insanı sakinleştiriyor derdim. Şimdi ölüm bu kadar yakınken… Bu dünyadan ayrılanların ardından ne çok gürültü koparıyormuşuz. Aslında…

Güneş’e Aşık Kız

Karanlık odayı, sokak lambasının ışığı aydınlatıyordu. Camın önünde bir güvercin, babanın kızına anlattığı masalı dinliyordu. Baba, kızının saçlarını okşadı; sokak lambasının aydınlattığı soluk yüzünü izledi.”O kadar masumsun ki, gözlerin kapalı ve yüzün solukken bile bu dünya için fazlasıyla masumiyet barındırıyorsun.…

Penceredeki Şehir

Karanlık ağır ağır dağılıyordu. Şehir uyanmak üzereydi. Hafiften esen rüzgar sessizliği yanında götürüyordu. Şehir gürültüyle uyanmak üzereydi. Penceremden şehri izliyordum. 80’li yıllardan kalma ağaç çerçeveli bir pencereydi. Üzerindeki tozlarda birikmiş birçok anı vardı. Geçen yılların yorgunluğuna rağmen deniz yüzeyindeki martı…

Şehre Mektuplar

Ruhlar zaman ve mekanın ördüğü duvarlara hapsedilemezler. Zaman ve mekan, her biri fani kavramlardır. Her birinin etkisi kendileri gibi fani olan bedenin üzerinde görülebilir. Ruh ne zaman isterse oradadır. Bilemiyorum, belki de bu yüzden sana uzak bir şehrin yıpranmış insanlarla…

Kuşyemi

Hafifçe doğruldu. Biraz rahatlamak için küçük iskemlesine bir yastık daha koydu. Küçük çocuk, kanatlarını hafifçe çırparak ona yaklaştı; ani bir hareketle yere kondu ve sordu: “Kuşyemi ne kadar Dede?” Kuşyemi, hani şu meydanlarda güvercinlere atılanlardan. Belli ki çocuk açtı ya…