I.
alabildiğine bağbozumu
gibiydi âh ellerin ki sesimde
bıçak gibi keskin
ve hırçın bir ceylan
iner gibi bir dereye
âh öğle vakti vadiyi tutuşun.
sen orda çalınamayan kapı
varılamayan menzil
bense burda bir yıkık gemi
ve bozulan zil.
II.
ben gece gece çizmişim bu dağı
çoğalan alacakaranlıkta önüme
ve yenilmişim kendi içime
ki yalnızlık çekmiş bıçağı
gözlerin düşmüş bahçeme kırağı
ellerin germiş ve fakat
sanki yırtıp atmış bir kenara
içinden çıkılamayan bu ç/ağı.
yüreğim ki bumerang
ne kadar atsam ırağı
yenip de gelir bir şafak
vaktinde bulur o bildik otağı.
âh düşeceğimi bile bile kurar kader,
o eşsiz tuzağı.