Ferhat Öksüz

Alâmet

I. kim nereden yaralanmak istiyorsaişte tam da oradan yaralıyor her şeyi! bilinsin kibu, kalbime verdiğim en açık çektir;işte bu, geceyarısı açan çiçekleri hüznün.umuda bel bağlama boşuna, hem sonra;umuda verilebilecek en büyük ders,umudun ta kendisidir! bütün “son”lar,hiçbir sözü olmayanlar içindir.ve her…

Zülfikâr

“Lâ-fetâ illâ Alî, lâ-seyfe illâ Zülfikâr.”I.sesimiz durmadan kana bulanıyorbunu kaydetmekle meşgul şimditarih denen o eli kanlı serseri! hercümerc edilmiş coğrafyalardaçocuk olmanın yazgısına kurban edilmiş gökyüzü;gözü yaşlı anaların ağıtlarıyla da yıkanamıyorbütün bir dünyanın kiri pası.imdi kime emanet ederiz bu ellerimizikime güvenir,…

İzdüşüm

siliniyor yüzünve bu, sonbaharınsavrulan aynalardaki izdüşümüdür.şeytanın killi taşlarıylaördün hasret duvarlarınıbu çok kabaydı evet,kabul ediyorum. -toprak uyanmalıdır! can çekişiyorumtedavülden kalkıyor gülüşünkaç harfi gezdimadına ulaşayım diyebir türlünuh’a peygamber demiyor ismin -dört kitap uyarmalıdır! el verişli bir iklim aradımelverişsiz gönüllerdeadına yaşamak denen yorgunluğu(rehberin…

Uzakta

uzakta,çok çok uzaktabombardımanlara tutulmuşterkedilmiş bir kentin yıkıntılarındayımavuçlarım, kanla yazılmış muskalarla doluyüreğim, dağbaşlarında kendine yalnızlıklar beğeniyorsonum yok, biliyorum, başından beri firariyimkül dolu ağzım, konuşmak kekremsi bir ağrıve dinmeyen bir sancıdır şimdi cebimizden çıkan tek güz! ıpıssız duraklar;yalnızlığımızın elinden tutup gezdiriyoruz sokaklardabir…

Sevginin Yetmediği Günlerde Söylenen

sevginin yetmediği günler kalmıştı elimde bundandır gömleğim kana bulanmış, öylece duruyordu yatağımın önünde. sesim titriyordu ve gözlerim, gizli kalması gereken bir cinayete şahit olmuş gibi telaşlı ve ürkekti. bir şeylerin sonu gelmiyordu meselâ, beni sürekli aşağılayan gözlerinin. iki göz arasında…

Yüksek Gerilim Hattı

“ben kendi intihârımı yazıp durdum oysasiz de bunlar şiir mi diye gömüp durdunuz…”I.insanlardan geliyoruminsanlığın o onulmaz derin acılarındanyok sayılmanın, bile bile ağlatılmanınhüzünlü makamından.kalbimiz ateşler içindegözlerimiz bin yangın büyütüyor kendinde durmadanaşk, tek kelime etmiyor varlığımız hakkındaçocuklar gülüşlerini unutmuşlar sokak ortasındayağmur kendini…

Mahrukat

I. her köşebaşında bir yorgunluk varbin bir yalnızlık saklı her kelimenin uçurumundakimse kimseyi dinlemiyorve anlamıyor hiç kimse olup bitenizaman geçiyor;eylül soldurup duruyor bütün karanfillerigüller, açmaktan utanıyorinsanlar gülmeyi unuttuğunda. her şey ne kadar da güzel olsun isterdimbahçeler salkımsaçak, dostluklar salkım saçakve…

Giyotin

“bilge kişi aya işaret ettiğinde budala onun parmağına bakar.”~ KonfüçyüsI. ormanlardan geliyorum ağzı açık ormanlardanve gözünü baştan ayağa kan bürümüş yollardanve geçiyorum bir çıbanbaşı gibi sade, gösterişsizucu bucağı görünmeyen o sinsi o yıpranmış yıllardan. dağılın burdan! demekle olmuyoraksi gibi herkes…

Bağbozumu

I. alabildiğine bağbozumugibiydi âh ellerin ki sesimdebıçak gibi keskinve hırçın bir ceylaniner gibi bir dereyeâh öğle vakti vadiyi tutuşun. sen orda çalınamayan kapıvarılamayan menzilbense burda bir yıkık gemive bozulan zil. II. ben gece gece çizmişim bu dağıçoğalan alacakaranlıkta önümeve yenilmişim…

Öcü Alınmamış Bir Cuma

I. sürekli uzayıp duruyor bir urgan boğazımdaav akşamlarından kalmış gibi oysa avurdumdakiçiğlik. sersem bir bulutu okşuyorsa orda bir çiftpayam kabuğu, sessizlik başka bir anlama bürünüyorgibi gelmesin sana, olağan bir cuma sabahı, hepsi bu. zar atıyor kırlangıçlar gökyüzünün en boş beleşsatırlarına…

Hariçten Gazel

I.hislerimi sonsuz bir yangında kaybettim.gülleri sorguya çektim, bahar bir türlü gelmeyinceadımı unuttum işte birkaç defaverdiğim tüm beylik sözleri yuttumkafamın içi bir karmaşadan ibarettionu yonttum eski yunan’dan kalmabir heykeltıraş edasıylasabır taşı olsaydım mutlak çatlardımben de gittim dilek taşı oldumkavuşamayanlar içinonların sesini…

61. Sokak 

I.çerçeveye uyduramadık elimizdeki hayatıbu sebepten, hep dışında kaldık seyrin.iki kilo kıyma fiyatını soranların yüzü gibiydiöteki mahlenin aydınlığıvarsayıyorum K harfiyle neyi değiştirebilirdisevincinin sesini unutmuş kafein bağımlıları? pi sayısını kaç aldım, bilmiyorumbu da beni yağmura karşı savunmasız kıldıunutma beni çiçekleri, şakayık ve…

Gül Sığıntısı   

I.nefret edebiliyorsan kendinden,işte bu iyi bir şeydir.yaralayamaz çünkü seni,bir ağacın kendine sığınabilmesi.denizin açıklarıdır aslında;en güvensiz limanı, gemilerin.oysa derinlerdedir her şey, en derinlerde;bundandır, boğulmak en büyük sanatıdır,küçük dağların.kış, burada daha çokbir ısınma biçimidir.onun için, sarıl bana;sarmadan gövdemizi, o ulu âyet!II.zayıflık nedir,ağlamak…

Ey!

“ben kudüs’ü bir kol saati gibi taşıyorum…” [ nuri pakdil ] hiç unutulmamış acı bir ölüm gibi taşıyorum seni koynumdave bekleyip duruyorum tarihin uçurumunda gölgenihiç dönmemiş ve dönmeyecek bir sevgili gibi.kendimi senin o kırık,paramparça aynanda unutuyorum;yorgunsun; mahzun ve garip bir…

Tam Şuramda Bir Meduza

“en soğuk ve hüzünlü şubat’a…”I.dünya benim yalnızlığıma tanıklık ediyorbunu anlatmaya çalışıyor aslında bütün bu dillerbütün harflerde bir ıssızlık varbütün kelimelerin dizi yamalıbunu biliyor herkes akşamüstleri.gözlerin, işte onlar,evrenin sonsuzluğuna çıkıyorçünkü imgesiz kılındı geçmişçünkü boşluklar dolmuyor artık karadeliklerlekimin yüzüne baksakgencecik bir kız…