Dert deryasında yüzen bal mumu mühendisler, pistte rint
Raks ediyor ayaklarda kelepçeler, romantik dedikodularla
Müslüman saati ve eşref-i insan iyi okunmalı kumsallarda
İki tavşankanı, biri hayaline yavru kuşların, biri baltaya sap.

Aynı teranelerle söz israf, sükût salamura susam, bahara.
Geçerliliği yok, vahye telmih üç beş dizenin yıllık planlarda
Ölenler bahtiyar, kalan sağlar haberdar mı bir tas filtresiz sudan?
Ardından kuşburnu yerine sitem topluyor gözlerim mezarlardan

Giden gelmiyor buralarda, naylon terlikle çıkıyorum çarşı pazara
Göç ediyorum güneşe, hicretten sayılmıyor devesiz adresler de
Entelektüel birikim, ahlak ve cesaret timsali birkaç sert adım
Gül yüzün memleket biraz, üzüm, ayva ve sepetlerce hüzün.

Sevdiğini alamayan, aldığını sevemeyen bir atasözü gençlik
Aşk karın doyurmuyor esnafta, kır düğünü kırka kadar makul
Mısır koçanları yel değirmenlerine ateşkes, sürmeli gelin
Ve şiir açıyor yaşmaklı ve kınalı naaşı sabrımın, hâlihazırda.

Bu yazıyı paylaşın