İncinmiş bir mevsimden geliyorsun
Avucunda akşam sularının gizi
Sülüs bir hatla yazılmış besmele gibi yüzün
Ellerimin yerini unutuyorum sana bakarken
Bir söze başlar gibi gidiyorsun
Nasıl örülürse mutluluk yırtık yerinden
Yalnızlıklar ülkesidir içimiz el ayak çekilirken
Sayımız hiç de az değil
Bak işte düşen yaprak kırılan dal da bizden
Parmak uçlarından başlıyorsun kırılmaya
Susuyorum sönsün diye dilimdeki izdiham
Aşk bir kurşunu bölüşmektir savaşta
İnsanın kalbi göğü görmeli
İstikbal-i kıble budur kanımca
Açık bir yara gibi yoluma çıkma
Ne zaman seni görsem
Nüksediyor sakarlığım
Mazeretle mezar arasında yaşıyor insan
Gökdelenden atıyorlar özgeçmişimi
Şiirle işbirliği yapmak suçundan
Ey ana kartı yanan merhamet
Yanağımı dayıyorum adının küllerine
Kirpiklerinin ucunda saklı kalsın incinmek
Çık gel neredeysen bozguna uğrat beni
Sebepsiz hüzünlerim olsun benim de
Derin devlettir içimdeki yalnızlık
Peşindeler sırtından yırtılmış gömleğimin
Bir bir sınıflarını geçtim yanlış anlaşılmanın
Unutulan bir yeminin kefareti diye
Tek zorunlu ders olsun ülkemde gülmek
Vergi alınmasın sevenlerden
Havâic-i asliyeden sayılsın sevmek