Haykırır Meydanlar Mısır’da

Bir yaralı arslan gibi haykırır meydanlar Mısır’da

Tankların önünde yükselir şehadet parmakları Bir ateş

tufanından geçer alevden günler Kuruyan bir ağacın

dökülür yaprakları

Keskin nişancıların merhametsiz çehresinde Satılığa çıkarılmış bir ülkenin haritası On yedisinde şehit olan

gül yüzlü Esma’nın Gitmez ki bağrından o kurşunun

yarası

Merhametsiz yüzlerde küsuf tutmuş bakışlar Nil nehrini

kana boyar yahudinin fitnesi Dünya bir kahpenin

tavrıyla döner durur Hangi kelimeye sığar orda öyle

ölmesi

Yusufun kanlı gömleğini giyer şehitler Kıyama

duranların kurşuna dizildiği meydanda Bir Musa aşkıyla

çarpar yürekli kalpler Firavun saltanatı hükümsüzdür

burada

Kuklalar aynı anda kaldırırlar kollarını Cennete giden

konvoy yol alır aynı anda Bu gün tarihin coğrafyayla

hesaplaştığı gündür Ölümse demir atmış bir gemidir

limanda

Kaç dünyayı daha yıkar paslı mermiler Akdenizin

önünde cennetler köpürür Kalbini ve ruhunu batıya

satan alçaklara karşı Meydanların kütlesi öfkenin

hacmine sığmaz olur

Gecenin karanlığında eriyen bir mum gibi Erir durur

kardeşlerim özgürlük ateşinde Haktan başka kulluk

bilmez sineleri Doğarlar ufuklardan şahadet güneşiyle

Adeviyye bir meydan değil arafattır Apoletli köpekler burada şeytan gibi taşlanır

Soysuzların kanlı ellerinden zulmün izleri

İhvan ki putları yıkan ibrahimi baltadır

Bu yazıyı paylaşın